– Evlilik kararı verirken, ahlak, kültür ve inanç gibi çok önemli konuları dikkate almadan, aile büyüklerinin tavsiyelerini dinlemeden, layıkı şekilde bilgi edinip yeteri kadar düşünmeden acele karar verip evlenenler… – Evlilik hayatında eşlerine karşı sorumluluklarını, aile mükellefiyetlerinin neler olduğunu öğrenmeyenler ve bunların gereklerini yerine getirmeyenler, devamlı ihmal edenler, bunlara önem vermeyenler. – Farklı inanç, farklı kültür, farklı düşünce sahibi kişilerle evlenmesine rağmen gerekli sabrı göstermeden eşinin ikaz ve tavsiyelerle kısa zamanda değişmesini bekleyenler – Kendi düşünce ve alışkanlıklarına ve arzularına göre yaşamak isteyenler, aile fertlerinin her konuda kendisine tabi olmasını isteyenler ve bekleyenler.. – Eşinin öğrenim ve tekâmülü için zaman ayırmayanlar ve…
Yazar: Can Ahmet Akten
– Öğrenim ve eğitimini en iyi şekilde tamamlamak için gerekli çalışmaları yapanlar, gerekli tedbirleri alanlar, zorluklara ve sıkıntılara tahammül ederek tahsillerini tamamlayanlar.. – Talebe seviyesinde hayat yaşayanlar, iktisat ve tasarrufu tercih eden bir anlayışla talebelik hayatını devam ettirenler. – Güzel ahlak sahibi ve başarılı arkadaşlar edinerek bu kişilerle dostluk kurabilenler. – İhtiyaç duyulan din bilgilerini yeteri kadar öğrenenler ve dini vecibelerini yerine getirenler. – Zamanını faydalı şeylerle değerlendirmeyi alışkanlık haline getirenler. – En az bir yabancı dili rahat konuşur şekilde öğrenenler, mesleki konularda yabancı neşriyatı takip edenler. – Disiplinli ve düzenli çalışmayı ve itaat etmeyi öğrenenler ve böyle yaşamayı alışkanlık…
İki kelimelik bir başlık. İki kelime olmasına mukabil, hayatın her devresinde ve her faaliyet alanında binlerce konularda ve yüz binlerce insanın meşgul olduğu ve milyonlarca kişinin de merakla takip ettiği meşguliyetlerin neticesi olmasını dikkate aldık ve bu sebeple tercih ettik. Bu iki kelimenin hayatta girmediği konular çok azdır. Bütün spor dallarında, her türlü yarışmalarda, her türlü faaliyetlerde, bütün yönetimlerde, her türlü rekabetlerde ve her türlü mücadelelerde kazananlar ve kaybedenler milyonlarca insan tarafından merak ve heyecanla takip edilmektedir. Faydalı veya faydasız, gerekli veya gereksiz, mahiyetine bakılmaksızın yüz milyonlarca insan bu cazibe alanlarının içine girmekte; saatlerini, günlerini, aylarını ve yıllarını ve hatta…
Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açmıştır. Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali’nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür. Müslümanlar için bir milat olan hicret; Allah’a ve O’nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi; hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuktur. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü; Yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır. Öyle ki tebliğ…
15 Temmuz 2016 yılındaki meşum hadisenin sene-i devri münasebetiyle ölen her bir şehidimiz için bir hatim olmak üzere 251 Şehidimiz adına 251 hatim okutup şehitlerimizin ruhunu şad etme niyetindeyiz. İştirak etmek isteyenler https://binbirhatim.com sitesinden programa dahil olabilir. Bu vesileyle şehitlerimize Allah’tan rahmet diler hasta ve yaralılarımıza ise acilen şifayâb olabilmeleri için Allah’a dua ederiz. Tüm mağdurlarımızın yakınlarına da sabırlar temenni ederiz.
Kıymetli mensuplarımız, arefe gününüzü zilhicce ayınızı ve kurban bayramınızı tebrik eder, hem camiamız hem ülkemiz hem İslam âlemi ve hem de tüm insanlara hayırlara vesile olmasını Cenab-ı kadi-ül hacattan niyaz ederiz. Hassaten İsrail’in mezalimi altında ıstırap ve çile çeken Filistinli kardeşlerimize ve Gazze ahalisine barış huzur ve saadet getirmesini dileriz. Bu vesileyle muazzez üstadımızın kurban bayramı münasebetiyle telif ettiği bir hakikati istifadeye vesile olması açısından paylaşmak isteriz; Bu makam yazıldığı zaman Kurban Bayramı geldi. Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber’lerle nev-i beşerin beşten birisine, üç yüz milyon insanlara birden Allahu ekber dedirmesi; koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde o Allahu ekber…
Ramazan Bayramınızı tebrik ve tes’id ediyor, tüm müntesiplerimizi Süleymaniye Hizmet Binamızda bayramlaşmaya davet ediyoruz. Bayramın İslam âlemine ve insanlığa ve hassaten Filistinli kardeşlerimize huzur, sükûn, birlik ve beraberlik getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyoruz. Nice bayramlara inşaallah. 10 Nisan Çarşamba 07:04 Bayram Namazı07:30 Kur’an-ı Kerim07:45 Hoşgeldiniz Konuşması07:50 Bayram Sohbeti08:10 Dua08:20 Bayramlaşma ve Çorba İkramı Ayşe Kadın Hamamı Sok. No:19Süleymaniye Mah.Fatih/İstanbul 0212 512 12 02
Katillerin adları değişiyor ama hedefleri hiç değişmiyor. Milletimizi ve bayrağımızı hedef alan teröristleri ve onları yönetenler gayet iyi bilinmektedir. Milletimiz ve devletimiz ise onlara gereken cevabı vermektedir. Her bir şehidimizin hesabı sorulmaktadır. Bizler, tarihi bir dönemeçte olduğumuzun farkındayız. Bu tarihi günlerde sesimizi ve sözümüzü yükseltecek; şehitlerimizden aldığımız ilhamla, tüm dünyaya bu milletin mesajını ileteceğiz. Bu vesileyle şehitlerimize, Allah’tan (c.c.) rahmet; ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Aziz milletimizin başı sağ olsun. Gazze’de Ekim ayından bu yana; terör devleti İsrail tarafından tüm dünyanın gözleri önünde Filistin halkına, tarihte eşine rastlanmamış barbarlıkta bir katliam ve soykırım yapılmaktadır. Her zaman adaletten, insan haklarından bahsederken…
Sahib-i zamanın da ifade ettiği gibi; “Devletler ve milletlerin hafif muharebesi, tabakat-ı beşerin şedit olan harbine terk-i mevki ediyor. Zira beşer esirlik istemedi. Onu kanıyla parçaladı. Şimdi ecir olmuştur onun yükünü çekiyor. Onu da parçalayacaktır. Beşerin başı ihtiyar, edvar-ı hamsesi var. Vahşet ve bedeviyet, memlukiyet, esaret, ecaret ve nihayet malikiyet.” Vecizesi ile şunu anlıyoruz ki; İnsanlık, peygamberlerin gönderilmesi ile kemâlâta doğru gelişerek olgunlaşacaktır. Bu kemâlât ve olgunlaşma hak ile batılın mücadelesiyle olacaktır. Bu mücadele her cephede ve her alanda vuku bulacaktır. Ancak; Hak ile batılın mücadelesi; tarih boyu devletlerin ve milletlerin savaşları olarak öne çıkmıştır. İnsanlığın beşinci dönemi olan malikiyet’e…
Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Mirac kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.