11. Halinden şikâyet eden insan, nail olduğu nimetleri göremez ve bu nimetlerden lezzet alamaz. Halinden şikâyet etme hali terk edilmezse, artarak devam eder. Artan şikâyetler insanı şükürsüzlüğe götürür. Zamanla insan şükredemez hale gelir. Bazı hallerde dil ile şükretse bile akıl, kalp ve latifeleri ile şükredemez. Şükürsüzlüğün devamı, insanı nankörlüğe sürükler. Nankörlük huzursuzluk sebebi olur. Nankörlüğün devamı, mahrumiyet cezasının çekilmesini netice verir. Şükür hali nimetlerden lezzet almaya vesile olur. Şükrün devamı, nimetlerin muhafazasını ve artmasını sağlar. Şükrün akıl, kalp, ruh, vicdan ve latifelerin tasdiki ile artarak devamlı şekilde yapılması ise manen tekâmüle vesile olur. Kulu Rabbine yakınlaştırır. 12. Kuvvetini, servetini,…
Yazar: Can Ahmet Akten
6. Dünya ve ahiret için yapılan amellerin makbuliyetini, sahip olunan imkânlar, niyetler ve zorluklar artırır ve azaltır. Mahdut imkânlar ile müsait olmayan şartlarda ve aşırı zorluklar altında Allah rızasını gaye edinerek yapılan az bir hizmet, geniş imkânlara sahip olarak, rahat şartlarda, zorluk çekilmeden yapılacak çok hizmetlerden makbul olabilir. Aynı şekilde ihlas ile yapılan az bir hizmet, menfaat ve karşılık bekleyerek, itibar sağlamak için yapılan çok hizmetlerden üstün olabilir. Bu hakikat devamlı hatırlanmalıdır. Bilhassa ahiret hayatı için yapılan hizmetlerde buna çok dikkat edilmelidir. Haşir gününde mahzun ve mahcup olmamak için bu hakikate göre karar verilmelidir. 7. İnsana emaneten verilen,…
1. Muhataplarımızın mukabelelerini, niyetlerimizin, hareketlerimizin ve konuşmalarımızın şekillendirdiğini devamlı hatırlamalı ve kabul etmeliyiz.İnsanların mukabelelerini iyileştirmek veya düzeltmek için; Evvela, o kişilere karşı iyi niyetle muhatap olmak şarttır. Kötü niyetlerle muhatap olunması halinde insanlara müessir olmak, o insanı kazanmak veya ıslah etmek, bize karşı olan rahatsız edici davranışlar ve konuşmalarını düzeltmek çok zorlaşır. Niyetimizi iyileştirmeden, bazı tedbirlerle sağlanacak müspet gelişmeler kalıcı ve devamlı olamaz. O kişilerin kalplerinde ve ruhlarında, bize karşı olan güvensizlik ve endişeleri düşüncelerini şekillendirir.Sonra; insanları rahatsız edebilecek üsluptan mutlaka kaçınılmalıdır.Daha sonra; insanlara güler yüzle muhatap olunmalı, şefkatle yaklaşılmalı ve kendilerine yardımcı olunmalıdır.Nihayetinde; insanların olumlu vasıfları tespit edilmeli, iyi…
91. Servetine, makamına, kuvvetine, yakın çevrene, sana itaat eden ve tabi olanlara güvenip karar verme. Doğru düşünemezsin. Hak ve hakikatleri, niyetini, muhtemel gelişmeleri, gelecek ihtiyaçlarını, bilgi ve tecrübe birikimlerini dikkate alarak düşün ve böyle karar ver. 92. Paylaşmayı bil. Paylaşmayı, çalışma hayatının bir gerçeği kabul et. Kazançları ve menfaatleri paylaşabildiği nispette onların devamlılığını emniyet altına alabilirsin. Sıkıntılarını paylaşarak azaltır başkalarının mutluluğunu da paylaşarak huzurunu arttırırsın. 93. Aklına, tecrübene ve itibarına da aşırı ve devamlı güvenme. Bu halin seni Allah’a ilticadan alıkoyar. Enaniyetini kuvvetlendirir. Seni Allah’ın rahmetinden mahrum bırakır. Aklından istifadeyi azaltır. Yanlış kararlar vermene zararlara uğramana sebep…
76. Sıkıntıların ve üzüntülerin neticelerinin senin için hayırlı olmasını istiyorsan şikâyet etmeden sabret. Sıkıntılarının ve üzüntülerinin ya günahlardan temizlenmene veya manevi ve maddi tekâmülüne ya da daha büyük bir belanın ve musibetin def edilmesine vesile olacağını düşün. 77. Kendini savunmayı alışkanlık haline getirme. Kusurlarını ve yanlışlarını kabul edip özür dilemeyi bil. Kusur ve yanlışların tekrarlanmaması için gayret et. Gerekli tedbirleri al. Rahat eder, huzur bulur ve tekâmülünü kolaylaştırırsın. 78. Hâdisatın seyrini ve gelişmelerini Allah hikmeti ile takdir etmektedir. İnsanların aklı bu hikmetleri layıkıyla ihata edemez. Sen vazifelerini eksiksiz yapmaya çalış hadisatın gelişmelerini önlemeye, insanların gücü yetmez. 79. …
51. Senin icraatlarından, düşüncelerinden, tercihlerinden kaynaklanan sıkıntılardan ve üzüntülerden seni kimse kurtaramaz. Kendi kendini kurtarabilirsin. Kusurlarını ve yanlışlarını gör ve kabul et. Terk etmeye çalış. Başkalarını suçlu görmekle, başkalarını itham etmekle sıkıntılarını arttırmış ve kendini aldatmış olursun. 52. Münakaşa ederek, iddialaşarak insanlara bir şeyi kabul ettiremezsin. Bir şeyi zorla kabul ettirmeye çalışma. Böyle yaparsan insanları kendinden uzaklaştırabilirsin. 53. İnsanları, şefkatle yaklaşarak, onlara yardımcı olarak, yumuşak bir üslupla konuşarak kendine yaklaştırabilirsin. 54. Düşünmeyi çok önemli bir ihtiyaç olarak gör. Düşünmeyi ibadet kabul et. Düşünmek için ayırdığın zamanı devamlı arttır. Düşünmeyi alışkanlık haline getir. Hiç aksatmadan sürdür. Verimli düşünmenin…
26. Gayeleri ve idealleri olmayan insanlar başkalarına tabi olarak yaşamak mecburiyetinde kalırlar. Ömürlerini verimli şekilde kullanamazlar. Geçim derdiyle meşgul olurlar. 27. Cahil, zalim ve nankör olan insanlarla hiçbir zaman devamlılık gösteren müşterek çalışman olmamalıdır. Zaruret hallerinin dışında bu kişilerle konuşmamayı tercih etmelisin. 28. İyi ahlak sahibi kişilerle günahkâr bile olsalar arkadaşlık yapabilirsin. Böylelikle onların ıslahına da sebep olabilirsin. Ancak kötü huy ve kötü ahlak sahibi insanlarla ibadet de yapsalar dostluk kurmamayı tercih etmelisin. 29. Allah’ın emirlerine tabi olmadan huzurlu bir hayat yaşanamaz. Allah’ın emirlerine tabi olmadan huzurlu bir hayat elde etmek isteyenler ömürleri boyu huzuru bulamazlar.…
1. Susmayı öğren. Gerekli yerlerde ve gerekli hallerde susmayı bil. Maddi ve manevi makam sahiplerinin huzurlarında susmayı tercih et. Onları dinle. Onlardan istifade etmeye gayret et. 2. İhtiyaç kadar yemek ye. Aldığın gıdalar sana faydalı olur. Fazla yemek yeme. Alınan fazla gıdalar sana zarar verir. Vücuduna yük olur. Cüzi ve geçici bir lezzet için devamlı hamallık yapmış olursun. 3. Aza kanaat etmeyi öğren. Böylelikle sıkıntıların çoğunu kolaylıkla gidermiş olursun. Muhtemel sıkıntılardan kendini korursun. 4. İnsanlara her türlü halde iyilik yap. Kimseye kötülük yapma. İnsanlarla güler yüzle ve tatlı sözle konuş, onları rencide etme. Güzel ahlak sahibi olmanın…
-İslam dininin emrettiklerini yapıp men ettiklerinden uzak kalabilenler. -Allah’ın takdirlerinde hayır arayanlar. -Mahrumiyetlere ve fakirliğe tahammül edip çareler arayarak şikâyet etmeden hayatını devam ettirenler. -Musibetleri, belaları ve hastalıkları kaderin takdiri olarak kabul edip sabretmesi halinde günahlarından temizleneceğine ve manevi mertebesinin yükselmesine sebep olacağına inananlar ve gerekli sabrı gösterebilenler. -Her türlü tedbirleri aldıktan sonra Allah’ın takdirine rıza gösterenler, takdir edilenle yetinenler. Bu takdirde hayır olduğuna inananlar. -Şikâyet etmeye hakkının olmadığına inananlar ve halinden şikâyet etmeyenler, şikâyet etmeden yaşayabilenler. -Her haline şükredenler, nail olduğu nimetleri Allah’ın lütfu ve ikramı olarak görenler ve böyle kabul edenler ve böyle ifade edenler. -Her türlü israfı…
Allah’ın rızasına nail olmak için, dünyevi bir kazanç veya bir menfaat düşünmeden, karşılığında insanlardan bir mükafat beklemeden, gerekli fedakarlıkları göstererek, sıkıntılara ve mahrumiyetlere tahammül ederek, insanların hidayetine vesile olmak için ihlasla ve sadakatle yapılan çalışmalarla geçen ve yaşanan hayatı, hizmet hayatı olarak kabul ediyoruz. Böyle bir hayatı yaşamaya talip olanlar için, şu tespitler yapılmıştır:-Allah’ın rızasının dışında dünyevi makamlar ve maddi kazançlar da elde etmeyi düşünerek hizmet hayatını devam ettirenler,-Hizmetlerinin karşılığında insanlardan maddi karşılık, hürmet, takdir ve özel alaka bekleyenler,-Kendisini farklı ve üstün görenler, çevresindekileri yetersiz kabul edenler veya böyle düşünenler,-Hizmet faaliyetlerinde, kendisinin farklı ve imtiyazlı kişi olarak görülmesini arzu edenler,…