TEBLİĞ

  “İnsanlar yaratılışından itibaren; kültürleri, seviyeleri ve gelişmeleri nispetinde semavî hakikatlere muhatap olmuşlardır.

 İlk muhatabiyet çekirdek ve nüve özelliğinde olan, Hz. Adem (a.s) ın tebliği ile başlatılmıştır. Daha sonra teselsülen gönderilen resuller ve nebîler üzerinden, çekirdekler hükmündeki maddi ve manevi kemalat geliştirilmiş, ahir zaman peygamberi efendimiz (a.s.m) da, son ve kemal noktasını bulmuştur.

İslamiyet, Kur’an-ı Kerim ve nübüvvet-i Ahmediye (a.s.m) hakikat nokta-i nazarında ikmâl edilerek, îcaz damgasıyla tescillenmiştir.

Kıyamete kadar, gelecek insanların; maddi ve manevi, dünyevi ve uhrevi bütün meselelerine, kefil olan Kuran, İslamiyet ve nübüvvet davasının kefaleti ve himayeti mürşitler, müceddidler ve müçtehitler üzerinden devam etmektedir.

Bu kefalet ve himayenin bu asrın anlayışına ve idrakine intikali ve irşadı için de Bediüzzaman hazretlerinin, Risale-i Nur külliyatı ile tavzif edilerek hakaik-i imaniye, esasat-ı İslâmiye açısından teçhiz ve deruhte edilmiştir.

Suffa Vakfı olarak ahir zamanda bu tebliğ kervanının bir kenarında, imkanlar çerçevesinde; Tebliğ hizmetleriyle kuruluşundan beri meşgul olmaktadır. Ve inşallah müesseseleriyle ve vasıflı dava adamlarıyla kıyamete kadar bu vazifeyi devam ettireceklerdir.”