Evlilikle başlayan bu aile hayatı devresi için bize göre önemli olan birkaçhususu kısaca ifadeye çalışacağız. 3- Evlilikle başlayan aile hayatına nazar şekli şu olmalıdır: Evlilik İslam dininin bir tavsiyesidir. Emir ve ikaz mahiyetinde bir tavsiyedir. Peygamber Efendimiz’in sünnetidir. Aile hayatı ile ilgili mükellefiyetler ayetlerle ve hadislerle açık şekilde belirtilmiştir. Bu mükellefiyetleri yerine getirmek ibadet olarak kabul edilmelidir. İman sahibi her kişi bu mükellefiyetleri öğrenmek ve gereklerini yerine getirmek mecburiyetindedir. Aile hayatı İslam Dininin emir ve tavsiyelerine göre yaşanırsa, dünyada cennet hayatına benzer bir hayat yaşama imkanı bulunabilir. Dünyada huzur ve saadet içinde bir hayat yaşamak aile fertlerinin dinin emir ve…
Yazar: Can Ahmet Akten
Yayınlarımız, büyük bir hassasiyetle tetkik edilmekte; özellikle doğru İslamiyet’e ve doğru mefkûreye uygunluğu gözetilerek, dikkatli bir muhakeme neticesinde sizlerle paylaşılmaktadır. Bu çalışmalarımıza ve tebliğ faaliyetlerimize yönelik yapıcı, samimi ve şefkatten kaynaklanan tenkit ve uyarıları baş tacı ediyor, hassasiyetle değerlendiriyor ve bu kıymetli katkılarından dolayı ilgililerine teşekkür ediyoruz. Ancak zaman zaman acımasız tenkit ve yorumlarla da karşılaşabiliyoruz. Bunlar ise kimi zaman cehaletten, kimi zaman husumetten, kimi zaman da kıskançlık ve hasetten kaynaklanabiliyor. Maalesef, bu tür yorumlar daha mebzul olabiliyor. Bu tür yorumlara cevap vermek ise ilmin ve hakikatin izzet ve şerefine yakışmayacağı gibi, söz konusu kişilerin oluşturduğu tartışma ortamına girmek ve…
Aile hayatı, fert ve millet için çok çok önemlidir. Milletlerin ve insanlığın geleceğinde aile hayatının çok büyük tesirleri vardır. Milletlerin ve devletlerin tekamülünde, Birlik ve beraberliğin muhafazasında ve kuvvetlenmesinde, Toplumda huzurlu bir hayat yaşanmasının sağlanmasında, Aile hayatının etkisi çoktur. Tarihimizde yaşananlar bunu açıkça göstermiş ve teyit etmiştir. Bu çok önemli konuda, aile hayatında bilinmesi gerekenler ve riayet edilmesi lüzumlu olanlar mutlaka doğru şekilde öğrenilmelidir. Bunun için geniş zaman ayrılmalı; ihtisas sahibi, tecrübeli, aklı selim ile bu konuyu değerlendirebilecek kişilerden mutlaka tavsiyeler alınmalıdır ve bu tavsiyelere riayet edilmelidir. Aile hayatı insan ömrünün en önemli devresini teşkil eder. Bu inançla aile hayatına…
Kıymetli kardeşlerimiz ve mensuplarımız, Ülkemiz, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Dünya Harbi’nin tozundan ve gubarından yavaş yavaş sıyrılarak, kademe kademe maddi ve manevi anlamda gelişerek ve çok büyük bedeller ödeyerek bugünlere kadar gelebilmiştir. Bugünlerde de devletimiz, kendisine yakışır bir vaziyette, tarihini ve mazisini esas alarak içeride ve dışarıda daha ciddi, önemli ve stratejik adımlar atmaktadır. Tarihin şehadetiyle, bu gelişmelerin hısmı olduğu gibi hasmının da olması mukadderdir. Zira mücadele ve mücahedenin icabı budur. Nimetler külfetlerle gelir. İçerideki birlik ve dirliğimiz için atılan, hayırlı ve bir o kadar da riskli olan bu adımların neticeye ulaşabilmesi ve akim kalmaması için millete ve vatanını seven tüm…
6- Dünya hayatını yaşarken; -Kimseye muhtaç olmadan geçimini sağlayacak bir helal kazanca sahip olan, -Kalabilecek müsait bir evi olan, -Geçindirebildiği bir aile düzenini muhafaza edebilen iman sahibi kişi, kendini varlıklı kabul etmelidir. Bu nimetlere nail olmasına rağmen halinden şikayet ederek yaşayan kişinin de, kendini nankör olarak görmesi gerekir. •Kulluk vazifesini eksiksiz yapan, • Ahlak ve fazilet sahibi, kültürlü dostlara, •Saliha bir hanıma, •Salih evlatlara, Sağlık nimetine sahip olan iman sahipleri, dünyada cennet hayatı yaşayan bahtiyarlardan olduğunu bilmelidirler. Bu büyük ve özel nimetin şükrünü mutlaka yerine getirmelidirler. Bu şükür sadece dil ile söyleyerek yerine getirilemez. Kalben devamlı iltica ile de layıkı…
Her insanın kendine göre benimsediği bir hayat anlayışı vardır. Eksik ve yanlış bile olsa o anlayışla hayata nazar eder. O anlayışla hayatına istikamet vermek ister. O anlayışla hayatını tanzim etmeye gayret eder. Hayat anlayışının teşekkülünde ekseri insanlarda hisler ve arzular müessir olur. En büyük tesir kültürle, yaşanan örf ve adetlerle meydana gelir. Kültürle yerleşen, örf ve adetlerle gelişen, hislerle ve arzularla beslenip şekillenen hayat anlayışları, bir ömür insanın hayatını etkiler. Zarar da görse, birçok sıkıntılara ve mahrumiyetlere de sebep olsa o eksik ve yanlış hayat anlayışı insanda hükmeder. Ehemmiyetine binaen bu konuda bize göre doğru ve faydalı olan ve benimsenmesi…
7- Allah’ın nasip etmediği veya layık görmediği bir şeyi hiç kimse sevdiklerine ve yakınlarına kazandıramaz. İnsan sevdiklerinin birçok şeylere sahip olmasını ve özel nimetlere nail olmasını arzu edebilir. Bunun tahakkuku için gayret edebilir ve tedbirler alabilir. Özel dualar edebilir. Bunlarla yetinmeyip hırs göstererek, ölçüsüz fedakarlıklar yaparak, mücadele eder tarzda aşırı gayret göstererek bunların mutlaka olmasını isteyenler, kendine ve sevdiklerine zarar vermekten başka bir şey elde edemezler. Bu konularda aşırılıklardan mutlaka kaçınmak gerekir. Allah’ın takdirlerinde ve kaderin hükümlerinde hayır ve hikmet aramak şarttır. Böyle yapmayanlar için, layık olmayanlara layık olduklarından çok fazlasını kazandırmak isteyenler için, o kişiler ıstırap ve çile kaynağı…
Bazı konuları devamlı hatırlamak ve hafızada canlılığını muhafaza etmek gerekir. 1- Zorlukları aşmak için evvela zorluk sebeplerini tesbit etmek gerekir. Tesbit edilenleri ilim ve tecrübelerle ve gerekli araştırmalarla aşmanın çareleri bulunursa, her türlü zorlukları yenmek kolaylaşır. Sadece zamana ve imkana ihtiyaç duyulur. Zorluk sebeplerini tesbit edip gerekli tedbirleri aldıktan sonra azimle işe başlamak gerekir. Başarılı olunacağına inanmakla, ümitsizliğe düşmemekle ve sabırlı olmakla işler kolaylaştırılmış olur. 2- Allah’ın rahmetine, niyete göre nail olunur. Rahmetin tecellisini ziyadeleştirmek için her halde ve her konuda niyetlerin halis olması gerekir. Niyetler safileştikçe rahmetin tecellileri de yağmur misali artarak devam eder. Zorluklar kolaylaşır. Maniler ortadan kalkar.…
Özel Tespitlerimiz 17- Sonuçlardan veya neticelerden rahatsız olup bunları değiştirmeye çalışmak zor bir iştir. Rahatsız olacağı neticeleri meydana getirecek sebeplerden uzak kalmak, onları yapmamak daha kolaydır. Kolayı terk edip zor olana talip olmak ise akl-ı selim ile bağdaşmaz. Bu haller zafiyet ve kifayetsizlik alametleridir. O kişilerde muhakeme, irade, bilgi, tecrübe yetersizliği bulunduğuna veya his ve heveslerin kuvvetli olduğuna hükmedilebilir. 18- Bir şeye ihtiyaç duymayan kişi için o şeyin değeri olmaz. Bir şeyin değeri, ihtiyacın şiddeti nispetinde artar. Tedarikin güçlüğü ise değeri daha da arttırır. Değerler maliyetlere, farklılıklara ve mevcutlara göre teşekkül eder. Maliyetler arttıkça değer de artar. Farklılıkların çoğalması değeri…
Özel Tespitlerimiz 8- Bir menfaat karşılığı sağlanan sadakate ve muhabbete itibar edilmemelidir. Bu şekilde sağlanan sadakate ve muhabbete güvenerek karar verip icraat yapanlar, hiç beklenmedik anlarda beklemedikleri kötü neticelerle karşılaşabilirler. Bu tür sadakat ve muhabbetler, her zaman daha büyük menfaatleri vaad edenlere yönelirler. Menfaat karşılığı olmadan, bir inanç, bir gaye, bir ideal uğruna gelişen muhabbet ve sadakate güvenilebilir. 9- Zayıfların, acizlerin, fakirlerin, masumların, mazlumların, musibetzedelerin sırtından kazanılan her türlü haksız kazançlardan ve sağlanan menfaatlerden uzak kalmak gerekir. Buna riayet etmeyenlerin akıbetleri zillet ve ıstırap çekmek olarak tecelli eder. Bu şekilde sağlanan kazançlar ve menfaatler, zehirli bal misali, o kişilerin helak…