Yazar: Can Ahmet Akten

Mucizeler, insanların peygamberlere iman etmelerini sağlamak için peygamberlerin gösterdikleri fevkalâde haller ve neticelerdir. Allah’ın cc. peygamberlik delili olarak Peygamberlere lütfetmiş olduğu nimetler olan mucizeler, insanlar için özel ve gizli tavsiyeler mahiyetinde de görülebilir ve görülmelidir. Allah cc. kıyamet gününe kadar gelecek bütün insanlara, bütün kullarına, bu mucizeler vasıtası ile tavsiyelerde bulunmuş denebilir. İnsanlar manevi makamlarına ve ilmî müktesebatlarına göre Allah’ın lütfu ve ikramı olarak bu tavsiyelerden manalar çıkarmışlardır. Mucizelerin gizli tavsiyelerini anlamak nimeti, asrımızın insanlarına farklı seviyelerde lütfedilmiştir. İlimlerde ve teknolojide sağlanan gelişmeler, asrımızın müceddidinin mucizeleri izah şekli ile örtüşerek, mucizelerle yapılan tavsiyelerin rahat ve kolay şekilde anlaşılmasına imkân hazırlamıştır.…

Read More

6 Bazı manalar ise, görülmeden, işitilmeden ve hissedilmeden kalbe akseder. Kalb bir ayna misali aksederek gelen bu manaları gözün görmesi gibi anlar. Akseden mana, anında kalbe yerleşir. Aklı ve kalbi meşgul eder. Allah, vahiy ile peygamberlerine lütfetmiş olduğu anlama ve öğrenme nimetini, iman etmiş kullarına inanç, teslimiyet, vazife ve ihtiyaç durumlarına göre ilham şeklinde lütfetmiş olur. Böylelikle insan, kalbine gelen ilhamlar sayesinde de bazı hak ve hakikatleri öğrenme ve anlama imkânı bulur. Görme, işitme, hissetme ve ilimlerle elde edilemeyecek bilgiler ve hakikatler, ilhamlar sayesinde öğrenilmiş olur. 7 İnsan ruhu, pırlanta, elmas ve altın misali cevher değeri olarak farklılıklar gösterir. Her…

Read More

İnsan, hiçbir şey bilmeden dünyaya gelir. Hayvanlar ise, hayatları için gerekli olanları öğrenmiş olarak dünyaya gönderilir. Yüce Allah cc. kâinata halife olarak yarattığı insanı hiçbir şey bilmeden dünya hayatına başlatmayı, bazı hikmetlere binaen uygun görmüştür. Bu hikmetlerden ilki ve en önemlisi insanın imtihana tabi tutulmasıdır. İkinci hikmet; insanın tekâmül için öğrenmeye ihtiyaç duyması, öğrenerek tekâmül kabiliyetlerinin ve aklının ilim tahsiline ve her türlü ilimlerde gelişmeye müsait olması diye düşünülebilir. Bu çok önemli konuyu birkaç ciheti ile tahlil edeceğiz. Çok kısa izahlarla yetineceğiz. Gayemiz, insan için doğruyu ve iyiyi bilmenin, hayattaki öneminin anlaşılmasına yardımcı olmaktır. 1 Anlamak için öğrenmeye, öğrenmek için…

Read More

Yaşamakta olduğumuz asra mahsus bir özellik; insanların İslamiyet’i anlamalarını ve layıkı şekilde yaşamalarını, maddi ve manevi tekâmüllerini maalesef önlemiştir. Bilhassa Müslümanların düşüncede ve beşerî münasebetlerde gelişmelerine mani olmuştur. İslamiyet; namaz, oruç, zekât ve hac ibadetleriyle ilgili bilgilerden ibaret şeklinde anlatılmıştır. Kadınlarda tesettür ve başörtüsü, erkeklerde sünnetlerden sakal, cübbe ve sarık ön plana çıkarılarak nazara verilmiştir. Bir hayat nizamı olan İslamiyet layıkı şekilde izah edilememiştir. Hayatı tanzim eden hadis-i şerifler gereği şekilde anlatılamamış ve yaşanamamıştır. Konuşmalar; kâfir – mü’min, inananlar ve inanmayanlar, başı açıklar – başı kapalılar, namaz kılanlar – kılmayanlar, oruç tutanlar – tutmayanlar, sakal bırakanlar ve sakalsızlar ve benzeri…

Read More

6Yalnızlık, bazen de nefsin öncelikli tercihidir.Gözden ırak, denetimden uzak, dilediği şekilde, heva ve hevesine uygun yaşamanın arandığı bir ortamdır. Bu tür yalnızlığı Peygamberimiz şiddetle men etmiştir. Bazı hallerde ise yalnızlık ihtiyaç olarak görülür ve tercih edilir. Bu tür yalnızlıklar fayda sağlar. Sağlığın muhafazasına, huzur ve sükûnet bulmaya ve tekâmüle vesile olabilirler. Dinlenmek, öğrenmek ve düşünmek için yaşanan geçici yalnızlıklarmaddi ve manevi tekâmül sağlar. Akıl, kalb ve ruhun gelişmesine vesile olabilir. Gayesine uygun şekilde yaşanabilmesi halinde yalnızlık elbette faydalar sağlar. Vücudun mukavemetini arttırır, huzurlu bir hayat yaşamayı, başarılı olmayı kolaylaştırır. 7İnsanlardan uzak kalarak yaşamayı bir gayenin tahakkuku için akıl, kalb, ruh…

Read More

Yalnızlık, insanlara göre çok farklı şekillerde görülebilir. Yalnızlığı iradeleri ile seçenler olduğu gibi, iradeleri dışı yalnızlığa düşenler de olabilir. Yalnızlıkla ilgili farklı tarifler yapılabilir. Layıkı şekilde düşünülemediği için de eksik tariflerle yalnızlık tam olarak anlaşılamaz. Ekseriyetle iki veya üç cümle ile yalnızlığa nazar edilir ve bu anlayışla yalnızlık değerlendirilir, düşünülür ve konuşulur. Bu kelimenin bütün manalarına ve hayatın içindeki akislerine bakılmalıdır. Gerçek yalnızlığın ne olduğu düşünülmeli ve bilinmelidir. Bu gaye ile hayatımızın içinde ve devamında var olan yalnızlıkları tespit için bir çalışmaya girdik. Bu çalışmalarımızda yapabildiğimiz tespitlerin bir kısmını bölümler halinde çok kısa izahlarla dikkatlerinize sunacağız. 1Bilim adamları ve devamlı…

Read More

1İNSAN;• Vücudu ve vücudundaki organları ve uzuvları ile,• Düşünceleri ve hayalleri ile,• Hisleri ve arzuları ile,• Duyguları ve gayeleri ile,• Akıl ve vicdanı ile,• Kendine verilmiş olan bütün maddi ve manevi cihazları ile, devamlı hareket halindedir. Vücudu bir yerde sabit bulunsa bile vücudunda bulunan bütün varlıkların bir saniyedeki hareketlerini rakamlarla ifade etmek mümkün olamaz. İnsan kendi vücudundaki akılları hayrete düşüren süratli hareketleri ve faaliyetleri tam olarak öğrenemediği için dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafındaki süratli hareketlerini hayret içinde düşünebilmektedir. • Beynin bir saniyede vermiş olduğu emir mahiyetindeki sinyallerin sayısı,• Alyuvar ve akyuvarların sayıları ve kan içinde devamlı hareket halinde olmaları,•…

Read More

Huzur; doğru düşünmenin neticesinde elde edilebilmektedir.Doğru düşünmenin devamlılığına göre huzur da devamlı olabilmektedir. Düşüncenin doğruluk derecesine göre de huzurun seviyesi teşekkül etmektedir. Yanlış düşüncelerin neticesinde huzurun elde edilemediği, bilakis huzursuzlukların meydana geldiği görülür. Her insan bu hakikati, kendi hayatında birçok örnekleri ile görebilir. Bu konuyu araştırırken şunları tespit edebildik: Gayri meşru kazançlarla servet sahibi olanlarda, Zulüm ve haksızlıklarla, aldatmak ve sahtekârlık yaparak servet edinenlerde, Uyuşturucu madde ticareti ile meşgul olanlarda, Gurur ve kibir sahibi olup insanları hor görüp kendini üstün görenlerde, İlmini kötüye kullanıp servet edinenlerde, Huzurlu bir hayat yaşayan görmedik. Hepsinin huzursuz, devamlı sıkıntılı, kederli ve dertli olarak yaşadıklarını…

Read More

Mutluluk duygusu hasıl olmadan da insan huzurlu bir hayat yaşayabilir.Mutluluk huzurlu bir hayat yaşamanın olmazsa olmaz şartı değildir. Böyle düşünülmesi yanlış olur kanaatimizce. Sadece geçici bir vesile olarak görmek daha doğru ve faydalı olur. Bir yemekteki tuz ve biber, yemeğin lezzetini arttırır. Tuz ve biber olmadan da yenen yemekteki gıdalardan vücut istifade eder. Tuz ve biberin eksikliği veya yokluğu, yemekteki gıdayı yok etmez. O gıdadan istifade etmeyi önleyemez. Mesela; evlenmek ve çocuk sahibi olmak büyük bir mutluluk vesilesidir. Ancak evlenmeden ve çocuk sahibi olmadan da çok huzurlu bir hayat yaşanabilir. Eş ve çocuk sahibi olanlar, mükellefiyetlerin ve sıkıntıların artması durumlarda…

Read More

Birlikte ifade edilen, ekseri insanlar tarafından aynı manada kullanılan, benzer ve eş manada olduğu zannedilen, fakat esasta farklı iki kelimeyi tahlil edip değerlendireceğiz. Hayatımızda çok önemli bir ihtiyaç olarak gördüğümüz, bütün insanların talip olduğu, fakat elde edilmesi için nelerin yapılması gerektiği layıkı ile bilinmeyen HUZUR ile, mana ve mahiyet olarak farklı gördüğümüz MUTLULUK’u ayrı ayrı tahlil edeceğiz. Gayemiz HUZUR’un değerinin anlaşılmasına yardımcı olmaktır ve huzura bakış şeklimizin nasıl olması gerektiğini belirtmek ve doğru anlaşılmasını sağlamaktır. Ve mutluluğun da sadece geçici bir huzur sağlayan, devamlılığı mümkün olamayan, her insan için farklı durumlarda ve farklı şekillerde elde edilebilen ve hissedilebilen bir duygu…

Read More