6. Yaratılış esnasında ilâhî takdirler vücut bulurken, bu takdirlerin teşekkülünde insanların hiçbir tesiri yoktur. Olması da mümkün değildir. Böyle bir şey de asla düşünülmemelidir.
İnsana, sahip olduğu her şey bir hikmete bağlı olarak emaneten verilmiştir. Vücut, uzuvlar, organlar, ömür, rızık, akıl, kabiliyet, zekâ, güzellikler ve maddî ve manevî nimetler, bir liyakat kesbetme neticesi verilmemiştir. Bilemeyeceğimiz hikmetlere binaen takdir edilmiş ve verilmiştir.
Sahip olduğumuz varlıkların hiç birini bir bedel karşılığı alamayacağımız gibi, kendi emeğimizle de tedarik edemeyiz.
Allah cc başta bitkiler ve hayvanlar olmak üzere tüm mevcudatı insana hizmetkâr eylemiştir. İnsanı en mükemmel şekilde yaratmış ve diğer varlıklara üstün kılmıştır. İnsana, sayısı bilinmeyen gıdaları nimet olarak önüne sermiştir.
Allah cc bu farklılıklarla insana vermiş olduğu değeri göstermekte ve sanki ona şöyle demektedir:
“Seni çok farklı ve üstün olacak şekilde yarattım. Bunu gör ve anla. Verdiğim değere layık olmaya gayret et. Buna layık olabilirsen sana hayal edemeyeceğin nice nimetleri ebedî hayatında vereceğim”.
Bu manada insanı ikaz etmektedir.
7. Her bir varlığın hareket hızları da farklılıklar gösterir. Bu farklılıklardaki hikmetler de düşünülmelidir.
Cisimlerin sür’atleri sesin sür’atine, sesin sür’ati ışığın sür’atine, ışığınki ruhun sür’atine (nûranî hızına) erişememektedir.
İşlem kapasitesi bakımından insan beyninin kapasitesine ulaşılamaz. Böyle olmasına rağmen insanlarda anlama, anlatma, ifade etme, düşünme ve sair kabiliyetlerde büyük farklılıklar görülebilmektedir.
Ayrıca;
Yazma, konuşma sür’atine; konuşma, düşünme sür’atine; düşünme hayal sür’atine ulaşamamaktadır.
Bütün bu farklılıklarla insana verilmek istenen dersler neler olabilir? Bu farklılıkların hikmetleri neler olabilir? Bunları da düşünmekte yarar vardır.
• Allah cc bu farklılıkların görülmesini ve anlaşılmasını,
• Hayat nizamındaki etkilerinin öğrenilmesini,
• Vazifeler tesbit edilip tevdi edilirken bu farklılıkların dikkate alınmasını,
• Teknolojideki gelişmelerde bunlardan istifade edilmesini,
• Bazı varlıkların zarar verici hareketlerinden korunmada bunlardan istifade edilmesini murat etmiştir. Böyle düşünülmelidir.
8. Gelir ve kazanç noktasındaki farklı yaratılışlar istihdamı kolaylaştırmaktadır. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de ifade edilmiştir. Mealen şöyle buyurulmuştur:
“Biz, insanları birbirlerini istihdam etsin diye farklı yarattık.”
Kur’an-ı Kerim’de belirtilen bu hikmetin âşikâr ve gizli manaları düşünülmelidir.
Şu soruya cevap aranmalıdır:
Bütün insanlar en üstün kabiliyette yaratılmış olsaydı; hayat nizamının kurulması, korunması ve devamının sağlanması kolaylaşır mıydı yoksa zorlaşır mıydı?
Meselâ; bütün mensupları kabiliyet olarak general olmaya aday kişilerden bir ordu nasıl kurulurdu? İtaat nasıl sağlanırdı? Erlerin ifa ettiği vazifeleri kimler yapardı? Astsubayların görevleri kimlere yaptırılırdı?
Veya bütün insanların kabiliyetleri, zekâları ve akılları en üst seviyelerde olması halinde, devlet ve şirket yönetimlerinde vazifeler nasıl tevdi edilirdi? Selahiyet ve sorumluluklar nasıl paylaşılırdı? Temizlik ve benzeri birçok hizmetler şevkle ve gayretle ifa edilebilir miydi?
Bu sorulara cevaplar düşünülürken şu sonuca varılacağı muhakkaktır:
• Farklı yaratılışlar hayat nizamının kurulmasını, devamını ve muhafazasını kolaylaştırmaktadır.
• İtaatin ve disiplinin yerleşmesini ve devamını sağlamaktadır.
• Farklılıklar ailelerde, toplumlarda, hizmet müesseselerinde ve bütün yönetimlerde bir nizamın ve bir düzenin yerleşmesine ve devamına imkân vermektedir.
• Her türlü hizmetlerin ifasında ve istikrarlı şekilde devamının sağlanmasında vazgeçilmez bir ihtiyaç olan itaatin ve disiplinin teşekkülünü ve devamlılığını kolaylaştırmaktadır.
Bu hikmet, insanların ve hayvanların hayatlarında yapılacak incelemelerle daha iyi anlaşılabilir.