İnsanların uzuvları ve organları, maddî ve manevî özellikleri, duyguları ve hisleri, vücudunun yapısı ve faaliyetleri çağlar boyunca en çok merak edilen konu olma özelliğini korumuştur. Bütün bilim dalları insan vücudundan ve vücudun çalışma düzeninden her asırda istifade etmiştir, etmektedir ve edecektir.
En kısa ifadesi ile, gelmiş ve gelecek insanlara emsali olmayan bir muallim olarak çok değerli dersler vermiş; araştırma ve inceleme imkânı sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir.
İlim adamlarının sayısı devamlı artıyor. İlim dalları devamlı çoğalıyor. Teknolojide aklın ihata etmekte zorlandığı gelişmeler artarak devam ediyor. Çok büyük servetler harcanıyor. Gelinen nokta, varılan kanaat aynı oluyor: “Daha öğrenilecek çok şey vardır.”
Öğrendikçe öğrenilmesi gerekenler artmaktadır. İlim adamları girmiş oldukları cazibe alanının dışına çıkamamaktadır. Cazibe alanı genişlemektedir. Cazibe alanının etkisi artmaktadır.
İlmî araştırmalarda katedilen mesafe ve sağlanan gelişmeler ve tekâmüller, değerli buluşlar ve hazırlanan kıymetli eserler, bir süre sonra yeterli olamamaktadır. Daha fazlasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Devamlı araştırma, devamlı çalışma ve devamlı inceleme, nesiller boyu devam etmektedir.
Vahiy ile terbiye edilenler, Allah’ın terbiye ettiği organlar, uzuvlar ve bütün varlıklar, faaliyetleri ve hizmetleri ile gelişmiş beyin sahibi bilim adamlarına öğretmenlik yapmaya devam etmektedirler ve kıyamete kadar da devam edeceklerdir.
Bir hususun bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz.
Bir şeydeki farklılıkların ve özelliklerin görülebilmesi ve anlaşılması için ona dikkatle ve merakla bakılması ve incelenmesi şarttır. Ayrılan zaman, merak ve dikkat arttıkça farklılıklar ve özellikler daha iyi görülebilir ve anlaşılabilir.
Tahammül, feragat, fedakârlık, ihtimam ve gayret nisbetinde incelenen her varlıktan farklı dersler alınabilir.
Bir misal ile konuya açıklık getirelim:
Bilgili, samimiyetle ve hayranlıkla kendisini dinleyen, takdirlerini ve memnuniyetini edep ve nezaketle ifade eden, öğrenmek için geniş zaman ayıran bir talebeye o zatın farklı muamele etmesi ve ona özel dersler vermek istemesi misali; her varlık, muhatabının nazar, niyet ve gayretine göre ona sırlarını açar ve dersler verir.
Allah’ın yarattığı her varlık bu anlayışla incelenmelidir. Bu takdirde varlıklarda tecelli eden gizli sırlar görülebilir, öğrenilebilir.
İncelenen her varlık, insanı kendi cazibe alanının içine çeker. Merak ve gayret nisbetinde tespitler ve öğrenilenler artar.
İlimde, teknolojide, sanatta ve ilmî araştırmalarda üstünlük sağlayan toplulukları, bu seviyeye getirmeye varlıkları inceleyerek aldıkları derslerin amil olduğuna inanıyorum. Aldıkları dersleri ve edindikleri bilgileri, buluşlarını insanlığın hizmetine sunmanın mükâfatını da büyük servet sahibi olmak ve üstünlük sağlamak olarak da görmüş oluyorlar.
İnsanların ekseriyeti vücudunda bulunan bitmez ve tükenmez ve emsalsiz bilgi ve ilim hazinesinden habersiz olarak yaşamakta ve dünyadan da böyle ayrılmaktadırlar.
Tespitlerimizden bir kısmını kısaca ifade etmeye çalışacağız.
Allah cc hikmet lisanı ve vücudumuzdaki uzuvların ve organların hal lisanı ile kullarına şu tavsiyelerde bulunmaktadır:
1
Yapılacak hizmetleri müstakil birimler haline getiriniz. Birimlerde aynı hizmetleri devamlı yaparak ihtisaslaşmayı sağlayabilirsiniz. Zaruret olmadıkça bir birimde birkaç hizmeti birlikte yapmayı düşünmeyiniz. Bir birimde yapılan hizmet sayısı arttıkça o birimde ihtisaslaşma imkânı azalır.
“Her organın ayrı ve farklı vazifesinin olması bu dersi vermektedir.”
2. Birim sorumlusunun asli vazifesi;
- Beraber çalıştığı kişilere devamlı yardım etmek,
- Onlarla âhenk içinde çalışma,
- Onların verimliliğini arttırmak olmalıdır.
“Elin baş parmağı, elin ve parmakların ifa ettikleri her hizmette diğer parmaklara verdiği destekle, bu dersi vermektedir.”
Her parmağa ulaşabilmesi, yumruk haline gelirken parmaklara güç vermesi ile de diğer parmaklardan farklılığını göstermektedir.
3
Gayede ittifak edip bir araya gelen ve müşterek hizmet etmekle mükellef kişilere de parmaklar özel bir ders vermektedir.
Her parmağın boyları farklılık gösterir. Sorumluluk taşıyan baş parmak en kısa boyludur. Savunma amacı ile yumruk haline gelirken dört parmak avuç içinde aldığı şekil ile bir hizaya gelmiş olurlar. Boy farklılıkları görülmez olur. Parmaklardan elde edilemeyecek bir güç, yumruk haline gelmekle sağlanmış olur.
Farklılıklarını bırakıp aynı seviyeye gelerek vazifelerini de en iyi şekilde yapmış olurlar.
4
Gözler, dişler, dil, göz kapakları, kirpikler ve dudaklarla da önemli dersler verilmektedir. Verilmek istenen dersleri şöyle anlayabildim:
– Önemli vazife ifa edenlerin, vazifelerinin özelliklerine ve ehemmiyetlerine göre uygun yerlerde bulunmaları, gerekli şekillerde korunmaları ve görünümlerinin güzelleştirilmesi şarttır.
Koruyucular görünümü güzelleştirirken kullanıma da mani olmamalıdırlar.
- Gözün bulunduğu yerin, göz kapağı ve kirpiklerle korunması,
- Dilin ağzın içinde oluşu ve dişlerle korunması,
- Dişlerin, dilin hareketine mani olmaması,
- Dişlerin dudaklarla korunması ve görünümün dudaklarla güzelleştirilmesi bu dersleri verebilmektedir.
5
Okuyarak, inceleyerek ve dinleyerek öğrenmeye çok ehemmiyet veriniz. Ve daha çok zaman ayırınız. Konuşmaya ve beklemeye sınırlı zaman ayırınız.
Başımızda iki göz, iki kulağın olması, bir ağız ve bir dilin mevcudiyeti bu dersi saklı, gizli şekilde vermektedir. Görünüşte ilk verilen dersle kolay anlaşılır bir şekilde şunlar tavsiye edilmektedir:
“Kullanacağınız her eşyayı azami istifade edeceğiniz şekilde en güzel görünümle yerleştiriniz. Bakanların rahatsız olmayacağı, zevk alacağı şekli bulunuz.”