9 – Farklılıklar, ilahi bir dengenin kurulmasını ve bu dengelerin muhafazasını kolaylaştırmaktadır.
İnsanın dışındaki canlı ve cansız bütün varlıklar, kendilerine verilen vazifeleri emredilen şekilde eksiksiz ve aksatmadan devamlı yaparlar. Bu istikrar ve devamlılık ilahi nizamın devamını sağlamaktadır. Küçük veya büyük bütün varlıklar vazifelerini tam olarak yaparlarken itaat ve disiplinin de en güzel örneklerini verirler. İnsana örnek olurlar. Bu konuda insana çok değerli dersler verirler.
Meselâ, rızık konusundaki ve alınan gıdalar konusundaki farklılıklar, ilahi dengenin yerleşmesine ve devamına hizmet etmektedirler. Bilhassa hayvanların beslenme farklılıkları dikkatle incelenmelidir. Bu beslenme farklılıklarının sağladığı neticeler tespit edilmeli ve değerlendirilmelidir. Bu farklılıklar sayesinde hayvan ve bitki sayılarının nasıl dengelendiği öğrenilmeli ve düşünülmelidir.
Meselâ, şu sorulara cevaplar arayalım:
– Bütün hayvanlar yalnızca ot, yaprak ve sebzelerle beslense idiler, karada yaşayan hayvanların sayıları nasıl dengelenebilirdi?
– Denizlerde yaşayan balıklar ve diğer su hayvanları, sadece yosunlarla beslenselerdi denizlerdeki hayvan sayıları ve denizlerdeki hayat nasıl gelişirdi?
– Kuşlar, meyvelerle ve yapraklarla beslenselerdi, gökyüzündeki kuşların sayıları ne olurdu?
– Yılanlar, bitki köklerini, patates ve pancar gibi toprak seviyesinde yetişen sebzeleri yeselerdi, farelerin sayıları nasıl dengelenirdi?
– İnsanlar et ve balık yemeselerdi, sadece kuru ve yaş sebzeleri, hayvan ürünlerini ve meyveleri yiyerek beslenselerdi, koyun ve sığır gibi hayvanların sayısı nasıl dengelenirdi?
Bu sorular yüzlerce olabilir.
Sadece beslenme farklılıkları kâinatta ilahi bir dengenin devamını sağlarken karada ve denizlerde temizlik hizmetlerinin ifasını da kolaylaştırmaktadır.
İnsanın sağlayamayacağı bir denge, rızık ve beslenme farklılıkları sayesinde devam edebilmektedir. Akıl sahibi insanların düşünüp yapamayacakları hesaplamaları, hayvanlar ve bitkiler yapabilmektedir.
10 – Bütün farklılıklar, insanın tefekkür âlemini genişletmekte ve güzelleştirmektedir.
Sebzeler, meyveler ve bitkiler çok farklı renklerde, çok farklı sunum ve şekillerde, çok farklı kokularda ve tatlarda insanların hizmetine arz edilmiştir. Farklı lezzetler, farklı renkler, farklı görünümler ve farklı kokular insanı cezbetmektedir.
Allah cc dilin, midenin, vücudun, gözün, burnun, aklın ihtiyaçlarının karşılanmasını, hepsini birlikte insana ikram etmektedir. Dil lezzetle tatmin olurken mide ve vücut besinlerle, göz renklerle ve şekillerle, burun kokularla, akıl bütün mevcudatın gelişmeleri ve değişmeleri ile ilgilenmekte ve lezzet almaktadır.
Görülen ve görülemeyen âlemlerdeki bütün varlıklarda ortaya çıkan, bilinen ve bilinmeyen her türlü farklılıklar, tefekkür âleminin ziynetleri olmaktadır.
Allah cc tefekkür âleminde hayat mertebesi bulabilen, Rablerinden başka bir şeylerinin olmadığını düşünen ve inanan salih kullarına çok özel ikramlarda bulunmaktadır.
Tefekkür âleminde maddi gıdalara ihtiyaç duyulmaz. Aklın gıdası, kalbin, ruhun ve birçok latifelerin ihtiyaçları, bu âlemde bu bahtiyarlara kolayca ikram edilir. Bu âlemde iman inkişaf eder ve kuvvetlenir. Bu âlemde, Allah’ın isimlerinin insanda tecellileri artar. Bu âlemde feraset ve basiret gelişir. Bu âlemde kul Rabbine yakınlaşır ve bu âlemde kulun mi’racının nihai mertebesi teşekkül eder.
Farklılıklara bakış açımızın nasıl olması gerektiği konusunda düşünebildiklerimizin bir kısmını ifade etmeye çalıştık. Belirttiklerimizin çok çok kifayetsiz olduğuna inanıyoruz ve itiraf ediyoruz.
Gayemiz, bu konunun düşünülmesini sağlamaktır.
Biz, düşünülebilecek birkaç konuyu nazara vermekle yetiniyoruz. İhtisas sahipleri, farklı konuları farklı genişlikte ve farklı derinlikte düşünebilirler. Bunu yapmalıdırlar. Tespitlerini yazılı hale getirip insanların istifadesine sunmalıdırlar.
Bu konuları düşünmek, değerlendirmek, anlatmak ve yazmak, ibadet olarak kabul edilebilir.