Varlıklardaki farklılıklar, Yüce Allah’ın ilminin ve kudretinin nihayetsiz olduğunu gösteren delillerdir. Allah’ın ilminin ve kudretinin nihayetsizliğini gösteren deliller de nihayetsizdir.
Farklı yaratılmanın hikmetlerinin tamamının tesbiti ve öğrenilmesi mümkün olamaz. İnsan aklı, bu hikmetleri ihata edemez. Bütün ilimlerde sağlanacak gelişmeler arttıkça, bilinmeyen birçok yeni farklılıklar da tesbit edilebilecektir. İlimlerdeki tekamül, Allah’ın nihayetsiz ilminin ve kudretinin anlaşılmasını ve kabulünü kolaylaştıracaktır.
Bu farklılıkların hikmetlerinden bazılarını kısaca ifade edip tahlil edeceğiz. Gayemiz, bu konunun düşünülmesini sağlamak ve kolaylaştırmaktır.
1
Evvelâ; bir itirafta bulunmayı gerekli görüyorum:
Yaratılmış her şeyde bir farklılığın bulunduğunu düşünürken kendimizi başlangıcı ve sonu görülemeyen çok derin, çok hareketli, çok dalgalı ve çok büyük bir okyanusun içinde hissetmeye başlıyoruz. Korkup sakin bir kenara doğru yaklaşma ihtiyacı duyuyoruz. Bir şeylere tutunarak ve bir kenarda kalarak hakikatleri müşahede etmeye talip oluyoruz.
Sadece üç hikmeti düşünmeye gayret ediyoruz. Aklımız, zekâmız, bilgimiz ve hafızamız kifayet etmiyor. Devamlı düşünemiyoruz. Düşünmeye devam ederken beynimizde zorlanmalar, bedenimizde yorgunluklar ve mecalsizlikler başlıyor. Düşünmeyi bırakmak mecburiyetinde kalıyoruz.
Bu farklılıkların;
• İlimlerin gelişmesindeki ve mesleklerin artmasındaki tesirlerini,
• Hayatın tanziminde, muhafazasında ve gelişmesindeki etkilerini,
• İstihdamda ve ihtiyaçların karşılanmasında sağladıkları kolaylıkları
değerlendirmeden aciz kalıyoruz.
Sadece tespitlerimizle yetiniyoruz. Daha uzaklara ve daha derinlere nazar etmeye cesaret edemiyoruz.
Bu çalışmayı düşünenlere, bir heyet halinde bu araştırmayı yapmalarını tavsiye ediyoruz.
2
Bu farklılıklarda rahmetin tecellisini görmek mümkündür. Allah cc. bu farklılıklarla kullarının, Zât-ı Mukaddesini tanımalarını kolaylaştırmış olmaktadır. Kullarının iman etmeleri için sebepler lütfetmiş olan Allah’ın cc merhameti bu farklılıklarda gizli bulunmaktadır. Bütün farklılıklar Allah’ı cc tanımayı ve ona iman etmeyi ve emirlerine itaat etmeyi kolaylaştırmaktadır.
Bu tesbitimiz, üzerinde düşünülmeli ve değerlendirilmelidir.
3
Farklılıklarda muhatap olarak insanın alındığı görülmektedir. Bütün farklılıklar lisan-ı halleri ile insana hitap etmektedir. Allah cc bu farklılıklarla insanı düşünmeye davet etmektedir.
Farklılıklar, insanların düşünme ufuklarını ve araştırma kabiliyetlerini geliştirmekte ve genişletmektedir.
Farklılıklar cazibe alanı meydana getirmekte, bilhassa bilgiye aç, öğrenmeye meraklı insanları kendi cazibe alanına çekmektedir.
Bu farklılıkların cazibe alanına giren insanlar, bilgi ve kabiliyetlerini geliştirerek bir ömür boyu, bu farklı özellikleri inceleme ihtiyacını duymaktadırlar. Cazibe alanına tam girenler, bu alanın dışına çıkamamaktadırlar. Böylelikle bütün ilim dallarında sürekli gelişmeler ve devamlı tekamüller sağlanmaktadır.
4
Farklılıklar, Kur’an ayetlerinin manalarının anlaşılmasını, iman hakikatlerinin kavranılmasını, cennet hayatının tasavvurunu kolaylaştırmaktadır.
Muhakemenin gelişmesine ve akıl nimetinden istifadenin arttırılmasına vesile olmaktadır.
İnsan aklı, gördüğü ve anladığı şeyleri değerlendirerek ve mukayese ederek, kendine yeni yeni şeyleri öğrenme ve bulma imkanı sağlamaktadır.
Her bir buluş ve tesbit, yeni buluşlara ve tesbitlere zemin hazırlamaktadır. İnsan merdiven misali basamakları, sür’atini devamlı arttırarak hızla aşmakta, Rabbini daha iyi tanıma imkanı bulabilmektedir.
Varlıklardaki farklılıklar, insana muallimlik yapmaktadır. Hiçbir şey bilmeden dünyaya gelen insan, bu farklılıklar sayesinde kendisinden başka hiçbir varlığın bilmediği sırları öğrenebilmekte, anlayabilmekte ve kâinatın efendisi (halife-i arz) olmaya layık bir hale gelebilmektedir.
5
Bir böcek ile bir filin ağırlık farkı, bir sinek ile bir akbabanın irilik farkı, bir insan hücresi ile insan bedeninin tamamı arasındaki büyüklük farkı, gezegenlerin en küçüğü ile en büyüğü arasındaki hacim farkı, gibi hususları düşündüğümüz zaman, bunlarla Yüce Allah’ın cc insana birçok dersler vermek istediği anlaşılmaktadır.
Bu dersleri düşünmek ve anlamak gerekir. Bilgi ve kabiliyeti müsait olanlar, buna talip olmalı, bunun için zaman ayırmalıdırlar.
En küçük böcek de hayatını devam ettirebilmekte ve kendi neslini muhafaza edebilmektedir. Bu cihetten filden geri kalmamaktadır.
En küçük sinek, hayatının ihtiyaçlarını akbabadan daha kolay sağlayabilmekte ve ondan daha güvenli ve daha konforlu bir hayat yaşayabilmektedir.
İnsan vücudundaki bir hücre, gözle görülemeyecek kadar küçük olmasına rağmen, kendine verilen vazifeyi insanlara örnek olabilecek bir titizlik ve sorumluluk anlayışı içinde yapabilmektedir. Vazifesini ifa için adeta kendini feda edebilmektedir.
En küçük bir gezegen bile, en büyük gezegenler gibi sür’atle hareket edebilmekte ve kendisine tahsis edilen alan içinde devamlı dolaşabilmektedir.
Bu gerçekleri insana gösteren, düşündüren ve öğreten Allah cc, kullarına önemli dersler vermiş olmaktadır.
Büyüklük ve küçüklük, şeklen önemlidir. Esas önemli olan kendine tevdi edilen vazifelerin ifasıdır.
Tevdi edilen vazifeleri ifa ederken gösterilen dikkat ve ihtimam, gayret ve tedbir, fedakârlık ve tahammül nisbetinde Allah’ın yanında makbuliyet hasıl olur.
Alınabilecek yüzlerce derslerden, sadece birini nazara vermiş olduk.