Kıymetli kardeşlerimiz ve mensuplarımız,
Ülkemiz, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Dünya Harbi’nin tozundan ve gubarından yavaş yavaş sıyrılarak, kademe kademe maddi ve manevi anlamda gelişerek ve çok büyük bedeller ödeyerek bugünlere kadar gelebilmiştir.
Bugünlerde de devletimiz, kendisine yakışır bir vaziyette, tarihini ve mazisini esas alarak içeride ve dışarıda daha ciddi, önemli ve stratejik adımlar atmaktadır.
Tarihin şehadetiyle, bu gelişmelerin hısmı olduğu gibi hasmının da olması mukadderdir. Zira mücadele ve mücahedenin icabı budur. Nimetler külfetlerle gelir.
İçerideki birlik ve dirliğimiz için atılan, hayırlı ve bir o kadar da riskli olan bu adımların neticeye ulaşabilmesi ve akim kalmaması için millete ve vatanını seven tüm sivil toplum örgütlerine mühim vazifeler düşmektedir.
Devletimizin elini güçlendirecek paralel adımları atmak da bizlere düşmektedir. Zira lakayt kalamayız. Mesele; vatanımızı, topyekûn milletimizi ve geleceğimizi ilgilendirmektedir.
Bu hayırlı gelişmeleri sabote etmek isteyenler çıkacaktır.
Bunları meşveretlerimizde ve bazı mahfillerde konuştuk, güzel kardeşlerim. Bizim için sürpriz değil. Ancak her bir yönetim kurulumuz müteyakkız olmalıdır.
Ülke olarak zor bir sürece giriyoruz. Nimetler külfetlerle gelir. Neme lazım diyemeyiz.
Camiamızı, Üstadımızın muhabbet ve uhuvvet düsturlarıyla temkine ve ağırbaşlılığa davet edelim. Provokatörlerin malzemesi olmayalım. Asayişi muhil hiçbir hareketin içinde olamayız.
Devletimizin yanındayız ve elini güçlendirmeliyiz.
Birlik ve beraberlik nimetinin hasımları çoktur. Nimet büyüktür. İmtihanı da büyük olacaktır. Zira murad-ı ilâhi böyledir.
Bu sancılar, İttihad-ı İslâm’ın doğumudur.
Fransa, İngiltere, Rusya, İspanya, İtalya, Suudi Arabistan, Yemen, Suriye vs. topyekûn bedel ödüyorlar.
Bu kadar geniş ve şümullü olaylar, Gladio ve Yahudilerin oyunudur. Sıkıştılar, her tarafı karıştıracaklar. Ama sonuç hayır olacak; dünya bu melunları tanıyacak.
Bahar mevsimleri böyledir.
Herkes, bu umumi kargaşada kendine düşeni müspet anlamda yapmalıdır ki indallah mesuliyetimiz azalsın.
Hele bizler, Suffa olarak, ehil kardeşlerimizle birlikte tebliğ anlamında üzerimize düşeni azami derecede yapmalıyız.
Bu hususta elimizdeki külliyat, tüm bu meselelere en ideal reçeteleri ve çözüm devalarını sunmaktadır.
İstifade etme ve ettirme hususunu önceleyelim inşallah.
Yani bir nevi vazifeliyiz. Zira Sahib-i Zaman’ın talebeleriyiz. Çok şükür.
Münakaşa zeminine çekmeden, muhabbet ve uhuvvet meselelerini bol bol nazara verelim inşallah.
Vesselam..
Suffa Vakfı
