ÖNEMLİ TAVSİYELER
Hanım kızım,
Senin huzurunu kendi huzurum,
Senin saadetini kendi saadetim,
Senin mutluluğunu kendi mutluluğum,
Senin başarılarını kendi başarılarım,
Senin üzüntülerini kendi üzüntülerim,
Senin dertlerini kendi derdim,
Senin sıkıntılarını kendi sıkıntım olarak düşünerek ve kabul ederek sana yazıyorum.
Seninle;
- Bazı tespitlerimi ve bazı düşüncelerimi,
- Doğruluğuna inandığım, hak ve hakikat olarak kabul ettiğim bazı hususları,
- Faydalı olacağına inandığım bazı gerçekleri,
- Araştırma neticesi hasıl olan bazı kanaatlerimi paylaşmak istiyorum.
Bunları okursun inşallah.
Doğru ve faydalı olacağına ihtimal verdiklerini yapmaya çalışırsın.
Hasıl olan neticelerden memnun kalırsan bize dua edersin. Kabir hayatımız için bizlere manevi hediyeler gönderirsin.
Sevdiklerine ve yakın çevrene de tavsiye edersin.
Ümitsizliğe kapılmadan, tahammülünü arttırarak ve sabrederek gerekenleri yapman hâlinde, hayalimde canlandırabildiğim saadetli bir aile hayatı yaşayabileceğine inanıyorum.
Hanım kızım,
Eşin için “Efendi Kardeşime Mektup”ta yazdıklarımı sen de, sizler de okuyabilirsiniz. Bunların içinden beğendiklerinizi hayat anlayışı olarak benimsersiniz. Yapabildiğiniz kadar yaparsınız.
Hanım kızım,
Şu kaideyi hayatın için bir kural olarak kabul etmelisin:
“Bir şey, bütünü ile elde edilemiyorsa bütünü ile terk edilemez.”
Bu kaideye istinaden derim ki:
- Yapabildiklerini yap. Yapamadıklarını da “yapacağım” düşüncesi ve inancı ile yakın bir geleceğe ertele.
Doğru ve faydalı olan da budur. Böyle yapmayı alışkanlık edin.
Hanım kızım,
Dünya hayatında hükmünü icra eden manevi, yani ilahî kanunlar mevcuttur. Bu kanunları Allah takdir etmiştir. Bu kanunların hükmünü icra etmesine kimse mani olamaz.
İnsanlar bilmeden ve farkında olmadan bu kanunlara boyun eğerek yaşarlar. Bu kanunlara muhalefet ederek yaşayanlar, tecelli eden manevi cezaları sıkıntı ve mahrumiyet şeklinde çekerler. Fakat ceza olduğunu bilmeden sıkıntı ve mahrumiyet içinde yaşamaya devam ederler.
Bu sıkıntıların ve mahrumiyetlerin sebeplerini öğrenmeye ve anlamaya talip olanlar, zaman içinde bu manevi kanunların mevcudiyetini ilmen tespit etmiş olurlar.
Ve bu ilahî kanunlara tabi olarak hayatlarını tanzim etmeye çalışırlar.
Bu ilahî kanunların bazıları ayetlerle ifade edilmiştir.
Bazıları hadislerle belirtilmiştir.
Bunların mutlaka bilinmesi, öğrenilmesi ve gereklerinin yerine getirilmesi şarttır.
Bunları öğrenen ve gereklerini yerine getirenler hem dünyada hem de ahirette rahat ederler ve huzur içinde yaşarlar.
Muhalefet edenler de muhalefetleri nispetinde huzursuz olurlar ve sıkıntı çekerler.
Bu kanunlara “hak vesileler” de diyebiliriz.
Hanım kızım,
Bu hak vesilelere kim riayet ederse o kimse başarılı olur.
İmanı olsun veya olmasın, hangi millete mensup olursa olsun, nerede olursa olsun hak vesilelerin gereklerini yerine getirenler Allah’ın emir ve tavsiyelerine itaat ettiği için mükâfata nail olurlar.
Bu hak vesileleri yönetim esası olarak benimseyip tatbik eden müesseseler, toplumlar ve her türlü yönetimler de tekâmül ederler, refah seviyelerini yükseltirler.
Hanım kızım,
Bu hak vesilelerden sizler için öncelikli ihtiyaç olanlardan bazılarını belirteceğim:
- İlim tahsil etmek, ilim öğrenmek,
- Meslek sahibi olmak, bir işte çalışmak,
- Birlik ve beraberliği muhafaza etmek,
- İttifak etmek, ihtilaflardan kaçınmak,
- İhtilaflarda anlaşmayı ve sulhü tercih etmek,
- Sıkıntılara ve musibetlere karşı sabretmek,
- Nimetleri görüp şükretmek,
- Hâlinden şikâyet etmemek, ilahî takdire boyun eğmek, kazaya rıza göstermek,
- Vazifelerini yapıp vazife-i ilahiyeye karışmamak,
- Hak ve hukuka riayet etmek,
- Doğruluğu, dürüstlüğü ve sadakati gaye edinmek,
- Haramlerden uzaklaşmak,
- Muhtaçlara, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek,
- İsraftan kaçınmak, iktisat ve tasarruf üzere yaşamak.
Aile hayatında bu hak vesilelere tabi olarak yaşayabilenler, maddi ve manevi tekâmül etmeyi de kolaylaştırmış olurlar.
