Mucizeler, insanların peygamberlere iman etmelerini sağlamak için peygamberlerin gösterdikleri fevkalâde haller ve neticelerdir.
Allah’ın cc. peygamberlik delili olarak Peygamberlere lütfetmiş olduğu nimetler olan mucizeler, insanlar için özel ve gizli tavsiyeler mahiyetinde de görülebilir ve görülmelidir.
Allah cc. kıyamet gününe kadar gelecek bütün insanlara, bütün kullarına, bu mucizeler vasıtası ile tavsiyelerde bulunmuş denebilir.
İnsanlar manevi makamlarına ve ilmî müktesebatlarına göre Allah’ın lütfu ve ikramı olarak bu tavsiyelerden manalar çıkarmışlardır.
Mucizelerin gizli tavsiyelerini anlamak nimeti, asrımızın insanlarına farklı seviyelerde lütfedilmiştir.
İlimlerde ve teknolojide sağlanan gelişmeler, asrımızın müceddidinin mucizeleri izah şekli ile örtüşerek, mucizelerle yapılan tavsiyelerin rahat ve kolay şekilde anlaşılmasına imkân hazırlamıştır.
Mucizelerle Allah’ın cc. kullarına yapmış olduğu özel ve gizli tavsiyelerden anladıklarımızı kısaca ifade etmeye gayret edeceğiz:
1. Peygamber Efendimiz’in (sav) bir mucizesi şöyledir:
Harpte bir kılıç darbesi ile kesilen bir sahabinin kolu, Efendimiz’in müdahalesiyle tekrar eski yerine konmuş ve sahabi o kolu ile savaşa devam etmiştir.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şunu tavsiye etmiş olmaktadır:
“Bunu mucize olarak Peygamberime lütfettim. Bunun yapılması ilim olarak mümkündür. Bu ilmi öğrenin, sizler de yapmaya çalışın.”
Zamanımızda, bu mucizeye tıbbî ilimlerdeki gelişmelerle yaklaşılmıştır.
2. İbrahim Peygamber’in bir mucizesi:
İbrahim as. Nemrud tarafından çok büyük bir ateşe atıldı, fakat ateş onu yakmadı.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şunu tavsiye etmektedir:
“Peygamberimi mucize olarak ateşten korudum. Emrim ile ateş onu yakmadı. Ateşin yakamayacağı şeyler de yarattım. Bilginizi geliştiriniz, ilmin öğreniniz, ateşin yakamayacağı malzemeleri imal etmeyi başarınız. Ateşten korunmayı öğreniniz.”
Zamanımızda; amyant gibi ateşe dayanıklı, yanmayan, erimeyen maddeleri insanoğlu bulmuş; yangın söndürme faaliyetlerinde ve uzay seyahatlerinde bu maddelerden yapılmış elbiseler kullanarak bu mucizeye bir ölçüde yaklaşmıştır.
3. Yunus Peygamber’in mucizesi:
Yunus Peygamber denize atılır. Bir balina onu yutar. Balinanın karnında bir süre kalır. Allah’ın cc. emri ile balina Yunus as.’ı sahile yakın bir yere bırakır.
Yunus as. balığın karnında hiçbir zarar görmeden hayatta kalmış ve sağ salim sahile çıkmıştır.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şunu tavsiye etmektedir:
“Peygamberimi bir balinanın karnında hiç zarar görmeden bir süre muhafaza ettim, sonra onu sahile bırakmasını emrettim.
Sizler de denizlerde hareket edebilecek, denizlerin altında belirli sürelerle kalabilecek, sizleri taşıyabilecek vasıtalar yapın.
Bu vasıtalarla denizlerin altında ve üstünde belirli süre kalabilir, sonra sahile çıkabilirsiniz. Bu ilmi öğrenin, bu vasıtaları yapın, içine binip denizlerin içinde dolaşın.”
Asrımızda denizaltı ve benzeri su altı araçlarının keşfiyle, bu mucizenin bir alt sınırına ulaşılmıştır.
4. Peygamberler az bir yemekle çok sayıda insanı doyurmuştur.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şunu tavsiye etmektedir:
“Peygamberimin az bir yemek ile çok insanların karnını doyurmasını mucize olarak ona lütfettim. Sizler de çalışınız, üretiniz ve ilimde tekâmül etmeyi gayret ediniz. Sizleri besleyecek gıdaları küçültünüz. Onları öz ve hülasa haline getiriniz. Bu hale gelen az bir gıda ile siz de beslenebilirsiniz. Bu mümkündür. Bir tabak içinde binlerce küçük gıda tanecikleri ile binlerce kişinin beslenmesini sağlayabilirsiniz.”
5. Süleyman Peygamber’in Seba melikesini ve tahtını kendi ülkesine ve sarayına bir anda getirmesi mucizesi.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şunu tavsiye etmektedir:
“Eşya ve insan bir yerden uzak bir yere kısa zamanda nakledilebilir. Bu süre çok kısaltılabilir. Bir anda olabilir. Bu ilmen mümkündür. Bu ilmi öğrenin. Bu ilmi kullanabileceğiniz cihazları da imal edin. Bu cihazlar vasıtası ile eşyayı ve insanı bir yerden başka bir yere bir anda nakledebilirsiniz.”
Zamanımızda bu mucizenin bir alt sınırına ulaşılabilmiştir. Çok uzak mesafelerden kısa bir zaman içinde insan ve eşya taşımak uçaklarla ve uzay araçları ile sağlanabilmiştir.
Bu mucizenin bir üst sınırı için, insanın ve eşyanın, aslını ve hayatiyetini muhafaza edecek şekilde enerji haline getirilip bir anda nakledilmesi, nakli istenilen mekana ulaşınca eski haline getirilmesi gerekecektir.
Bu çalışmaların şu anda gizlilik içinde yapıldığı muhtemeldir. Bazı gelişmelerin sağlandığı da düşünülebilir.
Ses’in ve görüntünün değişmeden, aslını muhafaza ederek çok uzak mesafelerden bir anda bir başka yere nakledilmesi iki yüz sene evvel yaşayan insanlar tarafından hayal bile edilemezdi.
Bugün radyo ve televizyonlarla, sesin ve suretin bir anda nakledilmesinin, basit bir mesele haline geldiği görülmektedir.
İlim ve teknoloji gelişmekte ve ilerlemektedir.
6. Musa Peygamber’in asâsını Kızıl Denize vurması ile denizin yarılması ve denizin içinden geçilip karşı kıyıya çıkılması mucizesi.
Bu mucize ile Allah cc. kullarına şu tavsiyede bulunmaktadır:
“Denizin içinden bir yol açıp Peygamberime ve ona inanan ümmetine karşıya geçme nimetini lütfettim. Sizler de çalışınız, denizin içinden yollar yapıp karşıya geçebilirsiniz. Bu mümkündür. Bu ilmi ve tekniği öğrenin ve deniz altından geçen yollar yapıp kullanın.”
Asrımızda tüp geçitlerle bu mucizenin bir alt sınırına ulaşılmıştır.
7. İsa Peygamber’in ölüyü diriltmesi ve belli bir süre yaşamasını sağlaması şeklinde gösterilen mucize ile Allah cc. kullarına şu tavsiyede bulunmaktadır:
“Ölmekte olan bir insana geçici bir süre yaşama imkânı sağlayabilirsiniz. Ölmüş gibi görünen bir insanın bir süre daha yaşamasını temin edebilirsiniz. Bu ilmen mümkündür. Bu ilmi öğrenerek yapmaya çalışınız.”
Günümüzde tıbb ilminde, cihazlara bağlı olarak sürdürülen bitkisel hayat ile, bu mucizenin bir alt sınırına yaklaşılmıştır.
8. Peygamberlerin diğer mucizeleri de bu anlayış ve bu düşüncelerle değerlendirilip insanlara mucizelerle yapılan tavsiyeler anlaşılabilir.
9. Biz birkaç örnekle yetindik.
Bu sahalarda ilim sahibi olanlar, mucizeleri ihlas ve teslimiyetle okusunlar. Tam bir iltica halinde, halis niyetlerle Allah’ın kâinatta koyduğu kanunları düşünüp tefekkür etsinler. İlham ve ihsana mazhar olmaya liyakat kesbetsinler.
Allah’ın cc. lütfu olarak ihlas, niyet ve teslimiyetlerine göre farklı manaları, ikazları ve tavsiyeleri anlayıp insanların hizmetine sunma imkânı bulsunlar.
Temennimiz ve duamız budur.