6
Yalnızlık, bazen de nefsin öncelikli tercihidir.
Gözden ırak, denetimden uzak, dilediği şekilde, heva ve hevesine uygun yaşamanın arandığı bir ortamdır. Bu tür yalnızlığı Peygamberimiz şiddetle men etmiştir.
Bazı hallerde ise yalnızlık ihtiyaç olarak görülür ve tercih edilir. Bu tür yalnızlıklar fayda sağlar. Sağlığın muhafazasına, huzur ve sükûnet bulmaya ve tekâmüle vesile olabilirler.
Dinlenmek, öğrenmek ve düşünmek için yaşanan geçici yalnızlıklar
maddi ve manevi tekâmül sağlar.
Akıl, kalb ve ruhun gelişmesine vesile olabilir.
Gayesine uygun şekilde yaşanabilmesi halinde yalnızlık elbette faydalar sağlar. Vücudun mukavemetini arttırır, huzurlu bir hayat yaşamayı, başarılı olmayı kolaylaştırır.
7
İnsanlardan uzak kalarak yaşamayı bir gayenin tahakkuku için akıl, kalb, ruh ve vicdanda tasdik ettirerek irade mahsulü olarak tercih eden çok nadiren de olsa görülebilir. Ancak bunun her insan için hayırlı ve faydalı neticeler vermesi beklenmemelidir. Bilakis gerekli şartlara ve vasıflara sahip olmayanlar için ciddi zararlara sebep olabilir.
Bu vasıflara sahip olanlar, şartların gereklerini de yerine getirerek yalnızlık hallerinde daha geniş âlemlerde, görülmeyen varlıklarla, bilinmeyen hallerle yaşamak ve görüşmek imkânı bulabilir.
Konunun derinliği sebebi ile bu kısa izahla iktifa edeceğiz. Bu yalnızlığı yaşayabilenler, büyük ve zor gayeleri bu şekilde tahakkuk ettirebilirler.
Tekrar belirtmemizde fayda mülahaza ediyoruz. Bu yalnızlığa talip olunmamalıdır. Bu yalnızlığın tazyikatına dayanmak, tahammül etmek çok zordur. Bilhassa akıl, bu hayatın müşahedelerinden çok etkilenir. Normal bir hayata uyum sağlamakta oldukça zorlanır. Çok kere de sağlayamaz. Dengesiz ve ölçüsüz konuşmalar ve hareketler görülebilir.
8
İnsanların en çok korktukları, mutlaka yaşayacaklarına tereddütsüz inandıkları, buna rağmen hazırlık yapamadıkları bir yalnızlık hali de kabir hayatında yaşanır.
İnsan kabre yalnız gireceğini bilir ve kesinlikle inanır. Hayatı boyunca yüzlerce örneğini görür ve kabre konulma törenlerine bizzat katılır. Taziyelerde bulunur. Binlerce defa ölüm ile ilgili konuşmaları dinler, sohbetlere katılır.
Kabir hayatında yalnız olacağını, sadece amellerinin kendisi ile beraber olacağını, en yakınlarının bile ancak kabre kadar gelebileceğini, sonra ayrılıp kendisini yalnız bırakacağını da çok iyi bilir.
Bunlara rağmen bu yalnız yaşanacak hayat için gerekli hazırlıkları yapmayı ihmal eder.
Evet, bu yalnızlık hali düşünülmeli ve gerekli hazırlık mutlaka yapılmalıdır.
9
İnsanlar dünya hayatını yaşarken her yaşta çok farklı imtihanlara tutulurlar. Bütün imtihanlara tek başlarına girerler. İmtihanlara yalnız girileceğini öğrenirler ve bilirler. Hayat boyunca yüzlerce imtihanlara girerek imtihanlara çalışırlar. Bütün imtihanlarda yalnızlık yaşanır. Bu her insan için yaşanan bir yalnızlıktır.
Dünya hayatının imtihanlarına çok iyi hazırlanmak için imkân dâhilinde tedbirler alan, hazırlıklar yapan, birçok sıkıntılara ve zahmetlere katlanabilen insan, aklın gereğini ve vazifelerini yapmış olur. Takdir edilir, iltifat edilir ve başarısıyla layık olduğu mükâfata kavuşmuş olur. Başarıya kavuşmanın sevincini ve mutluluğunu yaşar. Hatıralar âlemine girerek de o mutluluğu az da olsa tekrar hissetmek ister.
Allah (cc) kullarını bu dünya hayatında imtihanlara alıştırır. İmtihanlara hazırlık yapılması gerektiğine inandırır. İmtihanlara hazırlık yapmalarını alışkanlık haline getirmelerini sağlar. Onların en büyük imtihana hazırlık yapmalarını da peygamberlerle bildirir. Semavî kitaplarla kullarına ikaz tarzında tebliğ eder.
En son ve en dehşetli ve en muhteşem ve en heyecanlı yalnızlık hali, haşir meydanında yaşanan yalnızlıktır.
Korku, heyecan ve akıbetini düşünüş sebebiyle çevre ve kalabalık görülmez olur. İnsan bu son yalnızlığını yaşamak mecburiyetinde kalır. Amel defteri verilinceye kadar o yalnızlığı derinden hisseder.
Amel defterini alınca ve akıbetini anlayınca yalnızlık duygusu sona erer. Çevresi ile irtibat başlar. Yeni bir hayatın başladığını görür ve anlar. İlâhî takdirin neticesini, imtihanın sonuçlarını öğrenir.
Allah (cc) son iki yalnızlıkta, yani kabir ve haşirdeki yalnızlıkta bizlere merhameti ve affı ile muamele eylesin.
Bu yalnızlıklara hazırlık yapma nimetini lütfeylesin.
Bu yalnızlıkları kolaylaştırsın ve zorlaştırmasın. Âmin.
10
Bu yalnızlıklardan kurtulmanın çareleri mutlaka vardır. Buna inanılmalıdır. Ancak insanların durumlarına ve mevcut şartlara göre çok farklılıklar gösterebilir. Bütün insanlar için kolaylıkla yapılabilecek ve mutlaka faydalı neticeler hasıl edebilecek bir çareyi belirtmekle yetineceğiz.
Çare olarak tavsiyemiz şudur:
İnsan;
- Aczini, zayıflığını görmeli ve kabul etmelidir.
- Kusurlarını, yanlışlarını, günahlarını hatırlamalı, bunlardan pişmanlık duymalıdır.
- İhtiyaçlarını, sıkıntılarını, dertlerini Allah’a dua şeklinde arz edip halini Allah’a şikayet etmelidir. Allah’tan yardım dilemelidir.
- Dinin emirlerini yerine getirmemekten meydana gelen günahları için tövbe edip af dilemelidir.
- Kabir hayatındaki azaplardan, cehennem azabından Allah’a sığınmalıdır. Bu azaplardan koruyacak şeyleri öğrenmeli ve gereklerini yapmalıdır.
- İltica, dua ve yalvarma halini devamlı arttırmalıdır.
Bunları yapması halinde insan;
- Rabbine, hakiki sahibine yaklaşmış olur.
- Yakınlaşma nispetinde teselli bulur ve sükûnete kavuşur.
Allah (cc) bütün yalnızlıkları bizler için hayırlara vesile kılsın.
Korktuklarımızdan emin eylesin, umduklarımıza nail eylesin.
Yalnızlıklarımızın neticelerinde sevinmemizi, huzur ve mutluluklar duymamızı lütfedip ikram eylesin.
Bizim liyakatimize göre değil, merhametine, affına ve kudretine layık tarzda bizlere muamele etsin ve mukabele etsin.
İhsanını ve ikramını ziyadeleştirsin.
Âmin.