- Huzur; doğru düşünmenin neticesinde elde edilebilmektedir.
Doğru düşünmenin devamlılığına göre huzur da devamlı olabilmektedir. Düşüncenin doğruluk derecesine göre de huzurun seviyesi teşekkül etmektedir.
Yanlış düşüncelerin neticesinde huzurun elde edilemediği, bilakis huzursuzlukların meydana geldiği görülür. Her insan bu hakikati, kendi hayatında birçok örnekleri ile görebilir.
- Bu konuyu araştırırken şunları tespit edebildik:
- Gayri meşru kazançlarla servet sahibi olanlarda,
- Zulüm ve haksızlıklarla, aldatmak ve sahtekârlık yaparak servet edinenlerde,
- Uyuşturucu madde ticareti ile meşgul olanlarda,
- Gurur ve kibir sahibi olup insanları hor görüp kendini üstün görenlerde,
- İlmini kötüye kullanıp servet edinenlerde,
Huzurlu bir hayat yaşayan görmedik. Hepsinin huzursuz, devamlı sıkıntılı, kederli ve dertli olarak yaşadıklarını gördük.
Allah’ın bunlara huzuru layık görmediğini ve nasip etmediğini anladık ve buna inandık.
- Halinden şikayet etmeyip “Allah bu günlerimizi aratmasın” diyerek mahrumiyetlere ve sıkıntılara sabır içinde yaşayanlardan,
• Dar gelirli olmasına rağmen, iktisat ve tasarruf üzerine yaşayıp kendini israftan koruyanlardan,
• Helal kazancı tercih edip haramdan kaçınarak gelir seviyesine göre yaşayan muhtaç kişilerden,
• Borçlanmadan kaçınarak gerektiğinde zaruri olan ihtiyaçlarını da terk ederek yaşamayı tercih edenlerden,
• Varlıklı kimselerle kendini mukayese etmeyen, kendinden daha yoksul, hasta ve bakıma muhtaç kişilere bakarak haline şükrederek yaşamayı bilen ihtiyaç sahiplerinden, huzur içinde bulunan birçok insanlar gördük.
Bunların devamlı huzur içinde yaşayabildiklerini hayretler içinde tespit ettik; kendilerine gıpta ile baktık. Onlara çok sorular sorduk. Cevaplarını not aldık ve değerlendirdik.
Birçok neticelere varabildik. Onları kendimize örnek aldık, kendimizden daha faziletli ve Allah katında makbul kişiler olarak kabul ettik. Yakın çevremize de örnek insanlar olarak gösterdik.
- Bu konuda araştırmalarımızı genişlettik ve derinleştirdik. Bilhassa iş adamlarında, hizmete talip olanlar üzerinde özel çalışmalar yaptık, özel görüşmeler yaptık. Çok önemli tespitlerde bulunduk.
Benzer sonuçlar gördük ve şu kanaate vardık:
“Allah’ın koyduğu bazı manevi kanunlar vardır ve hükmünü bu dünyada icra etmektedir. Bütün insanlara tatbik edilmektedir. Bu kanunların tatbik edilmediği hiçbir insan yoktur.”
Tespitlerimizden bazılarını çok kısa olarak ifade edeceğiz:
• Halinden şikayet ederek yaşayanlardan,
• Şükredemeyenler, nail oldukları nimetleri göremeyenlerden,
• Nankörlerden, birçok nimetlere sahipken şikayet edenlerden,
• Gösteriş ve israf içinde yaşayanlardan,
• Kötü ahlak sahibi olanlardan,
• Kıskanç kişilerden,
• Aşırı hırslı olanlardan,
• Haramlarla yaşayanlardan, haramlardan kaçınmayanlardan,
• Aldatanlardan ve sahtekârlığı meslek edinenlerden,
çoğunun devamlı huzursuzluk içinde yaşadıklarını gördük. Hepsini huzura muhtaç ve huzura hasret halde bulduk.
Şuna inandık:
Allah’ın emrettiklerini yapıp men ettiklerinden uzak kalabilenler, derecelerine göre huzuru elde edebiliyorlar. Bu insanlar tekâmül seviyelerine göre başkalarının mutluluğundan bile huzur bulabiliyorlar.
Allah (cc), bu bahtiyarların sayılarını artırsın. Sevdiklerimize de bu nimeti lütfeylesin.