7- Allah’ın nasip etmediği veya layık görmediği bir şeyi hiç kimse sevdiklerine ve yakınlarına kazandıramaz.
İnsan sevdiklerinin birçok şeylere sahip olmasını ve özel nimetlere nail olmasını arzu edebilir. Bunun tahakkuku için gayret edebilir ve tedbirler alabilir. Özel dualar edebilir.
Bunlarla yetinmeyip hırs göstererek, ölçüsüz fedakarlıklar yaparak, mücadele eder tarzda aşırı gayret göstererek bunların mutlaka olmasını isteyenler, kendine ve sevdiklerine zarar vermekten başka bir şey elde edemezler.
Bu konularda aşırılıklardan mutlaka kaçınmak gerekir. Allah’ın takdirlerinde ve kaderin hükümlerinde hayır ve hikmet aramak şarttır. Böyle yapmayanlar için, layık olmayanlara layık olduklarından çok fazlasını kazandırmak isteyenler için, o kişiler ıstırap ve çile kaynağı olurlar.
8- Aile fertlerini, sevdiklerini ve müşterek çalıştığı kişileri kendine benzetmeye çalışanlar, onların tekamülünü ve başarılı olmasını sağlayamazlar.
Tekamülü ve başarıyı zorlaştırmış olurlar.
Onların tekamüllerine ve başarılı olmalarına yardımcı olmak için:
-Onları tanımaya ve özelliklerini öğrenmeye,
-Meyillerini ve kabiliyetlerini tesbit etmeye,
-Bunları dikkate alıp onlara buna göre muamele etmeye, kendilerine faydalı ve destek olmaya ihtiyaç vardır.
Böylelikle onlarla yakınlaşma kolaylaşır. Tavsiye ve nasihatlere alakalarının artması sağlanabilir. Muhabbet ve güven bağları kuvvetlenir. Müşterek gayelerin tahakkuku için şevkle ve azimle çalışma imkanı ve zemini hazırlanmış olur.
9- Düşünce ve alınan tedbirler sonucu elde edilen huzur ve başarılar kalıcı ve devamlı olabilir. Emek, tedbir ve düşünce mahsulü olarak elde edilmeyen her türlü huzur ve başarı, geçicilikten kurtulamaz. Bu hallerin akabinde başarısızlıklar ve huzursuzluklar her an zuhur edebilir.
Huzur ve başarının devamlılığı, alınan tedbirler ve düşünme seviyesine göre sağlanabilir.
10- Allah cc kullarını birbirlerinden farklı şekilde yaratmıştır. Ses, göz, parmak ve diğer azalar gibi huy, kabiliyet, zeka, akıl, zevk ve düşünce olarak ta insanlar büyük farklılıklar gösterirler. Ayrıca Allah cc hayat düzeninde kullarına ayrı ayrı ve çok farklı vazifeler takdir etmiştir.
Bu hakikatleri dikkate alarak insanlara ve yakınlarına nazar edebilenler çevresine daha faydalı olabilirler.
Onlarla iyi münasebetler kurabilirler.
Onları kendine benzetmeye gayret etmezler.
Onlardan yapamayacakları şeyleri beklemezler.
Onlara yapabilecekleri vazifeler verirler.
Onları oldukları gibi kabul ederler. Eksiklerinden dolayı onları hor ve hakir görmezler. İtham ve tenkitten kaçınırlar.
Farklı yaratılmadaki ilahi takdirin sırlarını layıkı ile idrak etmek mümkün olamaz. Allah’ın takdirlerindeki gizli hikmetleri öğrenmeye talip olanlar, çok sabırlı olmalıdırlar. Asla acele etmemelidirler.
Allah’ın takdirlerinde mutlaka hayır vardır. Buna inanılarak vazifelerin ve mükellefiyetlerin en iyi şekilde yerine getirilmesine çalışılmalıdır.
İnsan olarak sahip olduğumuz her türlü farklılıklar bir emanet olarak kabul edilmelidir. Bundan mahrum olanlara şefkatle muamele edilmelidir.
