Özel Tespitlerimiz
17- Sonuçlardan veya neticelerden rahatsız olup bunları değiştirmeye çalışmak zor bir iştir. Rahatsız olacağı neticeleri meydana getirecek sebeplerden uzak kalmak, onları yapmamak daha kolaydır. Kolayı terk edip zor olana talip olmak ise akl-ı selim ile bağdaşmaz.
Bu haller zafiyet ve kifayetsizlik alametleridir. O kişilerde muhakeme, irade, bilgi, tecrübe yetersizliği bulunduğuna veya his ve heveslerin kuvvetli olduğuna hükmedilebilir.
18- Bir şeye ihtiyaç duymayan kişi için o şeyin değeri olmaz. Bir şeyin değeri, ihtiyacın şiddeti nispetinde artar.
Tedarikin güçlüğü ise değeri daha da arttırır.
Değerler maliyetlere, farklılıklara ve mevcutlara göre teşekkül eder.
Maliyetler arttıkça değer de artar.
Farklılıkların çoğalması değeri daha da arttırır.
Emsalinin ve mevcutların az olması nispetinde de değer daha da yükselir.
Vasıflı insana, büyük değer verilmeye layık biri şeklinde nazar etmek gerekir. Zira;
Yetiştirme ve muhafaza maliyeti yüksektir.
Farklılıkları emsallerine göre çoktur.
Mevcutları her yerde azdır.
Yetiştirilmesi zordur ve uzun zamanı gerektirir.
19- Az yemek, az yemeyi alışkanlık haline getirmek, maddi ve manevi tekamül için önemli sebeplerden biridir.
- Sağlık için, sağlığın muhafazası için,
- Huzurlu ve devamlı ibadet için,
- Öğrenmede, düşünmede ve zihni çalışmalarda verimliliğin artması için,
- İradenin kuvvetlenmesi için,
Az yemek tercih edilmelidir. Çok yemek terk edilmelidir.
20- Laf götürüp getirmeyi alışkanlık haline getirip ahlak edinenler, bunu terk edemezler, ömür boyu bu hallerini devam ettirirler.
Bu kişilere itibar edenler, zararla ve sıkıntılarla karşılaşırlar. Dertlerini arttırırlar.
Bu alışkanlık sahipleri, yaşlılık ve ihtiyarlık dönemlerinde dahi bu hallerini devam ettirirler. En yakınlarının sözlerini bile naklederler.
Bu kişiler Allah katında iman ve amel sahibi bile olsalar, makbul kişiler olarak görülmezler.
21- Kuvvetine, bilgisine, tecrübe ve kabiliyetine güvenen kişiler, tehdit ve korkutma ile insanlara muhatap olmayı tercih etmezler. Muhataplarının tehdit ve korkutmalarından da fazla endişe duymazlar. Sadece dikkatle düşünme ve değerlendirme ihtiyacını duyarlar.
Kuvvet, bilgi, tecrübe ve kabiliyetin azlığı nispetinde tehditlerin insan üzerindeki etkileri de artar.
22- Nefsini ıslah edemeyenler,
Doğru düşünmeden mahrum olanlar,
Dinin emrettiklerini yapıp, menettiklerinden uzak kalamayanlar,
İman sahibi olarak, namaz kılsalar bile kötülüklerden ve zararlı meşguliyetlerden kendilerini koruyamazlar. Tekamülden mahrum kalırlar. Huzursuz şekilde ve sıkıntı içinde yaşamak mecburiyetinde kalırlar.
Bu kişiler, kendileri için huzursuzluk ve sıkıntı üretmekten kurtulamazlar.
