Özel Tespitlerimiz
8- Bir menfaat karşılığı sağlanan sadakate ve muhabbete itibar edilmemelidir. Bu şekilde sağlanan sadakate ve muhabbete güvenerek karar verip icraat yapanlar, hiç beklenmedik anlarda beklemedikleri kötü neticelerle karşılaşabilirler. Bu tür sadakat ve muhabbetler, her zaman daha büyük menfaatleri vaad edenlere yönelirler.
Menfaat karşılığı olmadan, bir inanç, bir gaye, bir ideal uğruna gelişen muhabbet ve sadakate güvenilebilir.
9- Zayıfların, acizlerin, fakirlerin, masumların, mazlumların, musibetzedelerin sırtından kazanılan her türlü haksız kazançlardan ve sağlanan menfaatlerden uzak kalmak gerekir. Buna riayet etmeyenlerin akıbetleri zillet ve ıstırap çekmek olarak tecelli eder.
Bu şekilde sağlanan kazançlar ve menfaatler, zehirli bal misali, o kişilerin helak olmalarına sebep olur.
10- Konuşmalar ve insanlara mukabele şekilleri asaleti aksettirir. Ahlak ise gerçek şahsiyeti gösterir. Fedakarlık, sadakatin göstergesidir. Sabır ve tahammül, muhabbetin derecesini belli eder.
İnsanların asaletini, gerçek şahsiyetlerini, sadakatinin seviyesini, muhabbetinin derecesini bu şekilde tesbit etmek mümkün olabilir.
11- Ortak menfaatler ve zevkler arkadaşlık bağlarını geliştirir ve kuvvetlendirir. Ama fedakarlık ve sadakat olmaksızın hakiki dostluk teşekkül etmez.
12- Mal, mülk, servet ve makam için –kayıp halinde– fazla üzülmek kalp ve ruha sıkıntı verir. Âhiret hayatını düşünmek ve o hayata hazırlık yapmak kalbe ve ruha huzur ve sükun verir. Hırslı insanların huzursuz yaşamalarının önemli bir sebebi de budur.
13- Kalbinde hakiki muhabbet taşıyanın, muhabbet duyduğu kişinin iyi ve kötü davranışlarına karşı mukabelesi değişmez.
Ona şefkat ile muameleye devam eder. Kötü davranışlarına üzülür, bunları terk etmesine yardımcı olur. Islahı için ona dua eder.
İyi ve güzel davranışlarından memnun olur, huzur bulur.
O kişinin başarısına sevinir, sıkıntıları için ise üzüntü duyar.
14- Bir toplumda veya bir yönetimde kötü ahlak sahipleri dürüst ve güzel ahlak sahiplerine tercih edilebiliyorsa o toplumun ve o yönetimin tekamülü ve başarılı olması mümkün olamaz.
Böyle toplumlarda ve böyle yönetimlerde çalışma huzuru sağlanamaz. Bunların akıbetleri her yerde benzer şekilde çöküntü olarak neticelenir.
15- Kötü arkadaş edinenler,
Kötülerle birlikte olabilenler,
Kötülerin devam ettiği yerlere gidenler,
Kötülerle müşterek iş yapanlar,
Kötüleri savunanlar ve onlara destek olanlar,
Kötülüklerden ve kötü akıbetlerden korunamazlar.
16- İnsanlara ve insan haklarına saygı göstermeyi, hak ve hukuka riayet etmeyi, adil olmayı, hakperestliği ve dürüstlüğü mensuplarına öğreten ve benimseten yönetimlerde her zaman ve her yerde huzurlu bir çalışma ortamı meydana gelir.
O toplumlarda dostluk bağları gelişir, müşterek gayeler ve müşterek idealler çoğalır, istikbal endişesi hissedilmez, geleceğe güvenle nazar edilir ve başarıya ulaşmak kolaylaşır.
