Aziz Milletimize, Kamuoyuna ve Tüm Yetkili Makamlara;
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullarımızda yaşanan kanlı saldırılar, yüreklerimizi dağlamıştır. Hayatını kaybeden masum öğrencilerimize ve kahraman öğretmenimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar, kederli ailelerimize sabr-ı cemil diliyoruz.
Ancak bu yas günlerinde vicdanımızı yaralayan ikinci bir acı daha yaşıyoruz:
Kana susamış katillerin dinsizliği ve vicdansızlığı, dindar milletimizin ve devletimizin üzerine yıkılmaya çalışılıyor.
GERÇEKLER APAÇIK ORTADADIR
Soruşturmalar ve resmi açıklamalar, saldırganların profilini gün yüzüne çıkarmıştır: değerlerden uzak kimliksiz bireyler. Dijital oyunlarda şiddet kültüründe yoğrulmuş, İslam’dan, imandan, rahmetten bihaber gençlerdir bunlar. Bu çocukların yaptığı, hiçbir din ve değerin kabul etmediği şiddet psikolojisinin sonucudur.
Buna rağmen bazı çevreler, bu katliam fırsatını daha önce kaybettikleri ideolojik savaşı telafi etmek için kullanmaktadır. Hedef bellidir: Okullarımızda Ramazan’ı coşkuyla yaşatan Millî Eğitim Bakanlığı, değerlerimize sahip çıkan Sayın Bakan Yusuf Tekin ve genel olarak bu milletin manevi kimliği.
Göreve başladığı günden beri küresel emperyal köleleştirme sürecine karşı çocuklarımıza milli ve manevi değerler vermek, merhamet öğretmek için uğraşan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin odağına iyi insan olmayı koyan, Yusuf Tekin bakanımıza irtica yaftası yapıştıranlar, merhametsizlerin yaptıklarını ona mal etmeye çalışıyorlar.
Bu saldırıdan sonra yapılan itibarsızlaştırma operasyonları, ahlâki bir savrulmadan değil, hesaplanmış bir siyasi operasyondan başka bir şey değildir.
ŞUNU AÇIKÇA İLAN EDİYORUZ:
Birincisi: Bir katili İslam ile ilişkilendirmek; cinayeti dine yüklemektir. Bu, hem akla hem ilme hem de vicdana aykırıdır. Saldırganların zihin dünyası, Ramazan sofrasıyla değil; sosyal medyanın karanlık köşelerinde beslenen şiddet ideolojisiyle şekillenmiştir.
İkincisi: Anadolu insanının ekseriyeti Müslümandır. Bu milletin çocuklarına ait okullarda Ramazan’ın yaşatılması; bir zorunluluk değil, bu milletin özgür tercihinin tescilidir. Maarif’in kalbinde rahmeti, merhameti ve dayanışmayı muhtaç gönüllere ulaştırmak insanımızın en büyük talebidir. Nitekim öyle de olmuştur.
Üçüncüsü: Sayın Bakan Yusuf Tekin, bu milletin değerlerine sahip çıkan, eğitimde milli kimliği ve manevi mirası yeniden inşa etmeye çalışan inançlı bir devlet adamıdır. Onun üzerinden yürütülen saldırı, sadece bakana değil; temsil ettiği 85 milyonluk millete yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırıyı şiddetle reddediyor, “Nesli İhyâ Medeniyeti İnşâ” mefkûremize gayret eden Sayın Bakana olan tam desteğimizi açıkça ilan ediyoruz.
Dördüncüsü: Şiddet, dinden değil; dinsizlikten, maneviyat boşluğundan, aile çözülmesinden, ekransız büyütülemeyen nesillerin savunmasızlığından beslenmektedir. Çözüm, okullardaki manevi değerleri ve Ramazan etkinliklerini kaldırmak değil; ahlaki zemini güçlendirmek, aile bağlarını sağlamlaştırmak ve gençliğimizi dijital oyunlar ve sosyal medya şiddet kültürünün pençesinden kurtarmaktır.
Beşincisi: Bu fırsatçı siyasi istismarı yapanları; matem tutması gereken bir günde kalem bilevlemeyi tercih edenleri vicdanları, milletimiz ve tarih önünde hesap vermeye davet ediyoruz.
TALEP VE ÇAĞRILARIMIZ
Devletimizden ve yetkili makamlardan şunları talep ediyoruz:
Okul güvenliğinin fiziksel ve psikolojik boyutlarıyla acilen güçlendirilmesini; şiddet kültürünü besleyen dijital içeriklere karşı etkili tedbirler alınmasını; aile kurumunu destekleyen politikaların genişletilmesini ve çocuklarımızın zihinlerini zehirleyen her türlü yapıya karşı kararlı adımlar atılmasını talep ediyoruz.
Kamuoyunu ve bütün sivil toplum kuruluşlarını ise bu çirkin istismar karşısında sessiz kalmamaya, hak ve adaleti yüksek sesle söylemeye ve birlikte durduğumuzu göstermeye davet ediyoruz.
SONUÇ
Kana bulanmış eller, imanımızın ve değerlerimizin üzerine silinemez. Din ve değerlerden uzak katillerin günahını dindar insanımıza yükleyenler; bu milletin sabrını, basiretini ve adaletini hafife alıyorlar.
Masum şehitlerimize rahmetle dua ediyor, yaralılarımıza şifa diliyor; onların kanını kirli siyasete malzeme yapmaya çalışanlara karşı tek yürek olduğumuzu ilan ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Suffa Vakfı
