Aziz Kıymetli Mensuplarımız;

Kurban, Hakk’a, hakikate, kutsiyete ve Allah’a(c.c); manen, ilmen ve tefekküren yaklaşmak anlamına gelir.

Yaklaşılan, ne kadar ulvi, yüksek ve âli ise; yaklaşmanın bedeli ve imtihanı da o kadar önemli ve ağır olur.

Kurban bu sebebe binaen, insan hayatının ve canının bedeline; manen mübarek addedilen, can ve hayat taşıyan bir varlığın feda edilmesi ve kesilmesidir.

Kâinatın hizmet ettiği ve Yaratanın merkeze koyduğu hayatların ve canların, O(c.c)’nun rızası ve hoşnutluğu için fedasına ve vefasına müsaade edilmesi nokta-i nazarından bakılırsa bu ibadetin ve ubudiyetin diğerlerinden derinliği ve farklılığı daha iyi anlaşılır.

Kurban ibadetinin kabul şartlarına ve azami sevap kıstaslarına bakılırsa; bu vazifeyi uhdesine alma liyakatine haiz inananların, bizzat ibadet ve ubudiyet şiarıile yapılması ve ifa edilmesi birinci derecede öne çıkmaktadır.

İmkânı olanlar bu ibadeti bizzat ve bilfiil,  vazife addederek yapmalıdırlar.

Bu ibadet ve ubudiyet de; on gün oruçları ile başlayıp, teşrik tekbirleri ile kuvvetlendirilip, bayram namazları ve kurban kesimleri ile devam ettirilip, ihtiyaç sahipleri ve fakr-u zaruret içerisinde olanlar sevindirilip, muhabbet ve uhuvvet havası içerisinde kalıpların bir araya geldiği gibi kalplerin de bir araya gelmesi ile neticeye doğru götürülüp, israfa girmeden ikram, ziyafet ve hediyelerle bu kulluğun neticeye kavuşturulmasıdır.

Mahiyetinde kulluk ve ubudiyet sırrı saklı olan dini bayramlarımızın, tatil havasında ve atmosferinde geçirilmesi büyük bir gaflettir. Hele de günahkâr ortamlar ve mekânlara tevessül eylemek, bu ibadetin mantığına taban tabana zıt olduğu gibi, isyankâr nefs-i emareye kuvvet vermek anlamına gelir. Bu da dehşetli bir mahrumiyet ve manen müthiş bir cinayettir.

Özellikle, İslâm âleminin ve ülkemizin ekonomik darbe ile nefesinin kesilmeye çalışıldığı bu zamanda, Müslümanların parçalanarak, fakr-u zarurete düçar edilmek istenildiği bir vakitte; bu ibadetin ruhuna, mahiyetine, hikmetine ve emredilme maksadına ne kadar muhtaç olduğumuz aşikârdır.

Millet olarak devletimizle kenetlenerek yekvücut olup, bu bayramları da en iyi ve güzel şekilde değerlendirip; bizden medet bekleyen ve bize çare-i necat nazarı ile bakan İslâm âlemine ve tüm insanlara bir ses, bir nefes ve umut olabiliriz.

Bu vesile ile, bütün dostlarımızın ve İslâm âleminin Kurban Bayramını tebrik ve tes’id eder, bütün dünya insanları için hayırlara vesile olmasını diler, dahilde ve hariçte aleyhimize ittifak etmiş terör örgütleri ve ihanet şebekelerine karşı mücadele eden ordumuza, güvenlik kuvvetlerimize ve devletimize Allah’ın(c.c) himayet ve inayeti için; dua, iltica ve niyaz ederiz.

 

                                                                                                              Suffa Vakfı İcra Heyeti     

  

SÜLEYMANİYE HİZMET MEKANIMIZDAKİ BAYRAMLAŞMA PROGRAMIMIZ

07:00 - 07:30 Bayram Namazı

07:30 - 07:40 Kur’an-ı Kerim Tilaveti

07:40 - 08:00 Bayram Sohbeti

08:00 - 08:10 Dua

08:10 - 09:00 Bayramlaşma ve Çorba İkramı

Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin E-Mail Yollayın