Vakfımızın Aziz ve Kıymetli Mensupları;           

İç ve dış düşmanların, mihrakların ve ihanet şebekelerinin topyekün ittifakıyla yıkılan Osmanlı Devletinin küllerinden ve kalıntılarından zuhur eden bu cennet misal Ülkemizin; büyümesini, gelişmesini ve tekrar eski misyon ve vizyonuna kavuşmasını istemeyen bu menhus ittifak, yüz yıla yakındır değişik hile ve projelerle bu milleti engellemeye ve ayağa kalkamayacak olan bir hastanın şartlarına mahkum etme gayretlerine girişmişlerdir. Buna mukabil; kaderin planı ve ilahi muradın takdiri, onların bu sinsi faaliyetlerine, rağmen işleyerek ve onların bütün hile ve oyunlarını akamete uğratarak; ayakları üzerinde duran, hürriyet, emniyet, istikrarına sahip çıkan ve eski tarihi vazife ve selahiyetine namzed olduğunu gösteren bir Türkiye ve Anadolu ortaya çıkarmıştır.                      

Son on beşyıldır; kaderin bu planına, milletin mezkur ikbal ve istikbaline, misyon ve vizyonuna uygun, muvafık program ve faaliyetlerle tam sahip çıkan, devlet ve hükümet adamlarımızın liyakatiyle, bu müspet ve şuurlu hareket hızlanmış ve o ikbal ve hedefe daha süratle yaklaşılmıştır.

Bunun farkına varan o malum zihniyet, içerideki ve dışarıdaki ihanet şebekelerini; başta PKK, DAEŞ, PYD ve hassaten nifak esaslı çalışan FETÖ gibi terör örgütlerini tahrik ederek, tarihte eşi ve emsali görülmemiş bir ihanet kalkışmasında ve ülkemizi bölmek ve parçalamak planlarını tahakkuk ettirme adına, bir iç harp denemesi ve darbe teşebbüsünde bulunmuşlardır.

15 Temmuz 2016’da bu teşebbüs, evvela inayet-i ilahiye ve sonra başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet adamlarımızın dirayeti ve milletimizin basireti ile püskürtülmüş, akamete uğratılmış, hatta bu şebekelerin hile ve tuzakları aleyhlerine döndürülmüş ve planları başlarına geçirilmiştir.                       

O mel’un ve menhus darbe ve işgal teşebbüsüne karşı, bu millet 249 şehit ve 2.193 gazisi ile topyekün ayağa kalkarak; Ülkesine, birliğine, dirliğine, dinine, namusuna, şeref ve haysiyetine göz dikenlere O tarihi dersi, bir defa daha bütün dünyanın gözü önünde, izzet ve şerefiyle vermiştir. Bu hadisede şehit kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. İnşallah mekânları ve makamları cennet-i âlâdır. Gazilerimize ise Şafi-i hakikiden şifalar talep ediyoruz. Tüm şehit ve gazilerimizin yakınlarına da sabr-ı cemîl ile beraber, millet olarak minnetarlığımızı arz ediyoruz.

Büyük hedefler ve maksatlar büyük bedeller ister. Bu büyük olay ve hadisede ödenen bedeller, inşallah Ülkemizi ve Anadolu insanımızı maksat ve gayesine süratle yaklaştıracaktır.                       

Aziz ve muhterem kardeşlerimiz;

O uğursuz ve menhus darbe girişiminin sene-i devriyesi yaklaşmaktadır. O günün ehemmiyetini, değer ve kıymetini muhafaza etmek ve gelecek nesillerin zihinlerine nakşetmek adına; programlar, paneller, faaliyetler ve çalışmalar yapılacaktır.

Bu konuda mensuplarımıza tavsiyemiz; provokasyonların ve provakatörlerin tahrik ve oyunlarına gelmemek kaydıyla,Devletimizin ve Hükümetimizin tensip ve takdir ettiği şartlar ve imkânlar dahilinde her türlü desteği, ilgi ve alakayı azami derecede gayret ve ciddiyetle ortaya koymaktır. Bu vesileyle bütün internet sitelerimiz, gençlik merkezlerimiz, derneklerimiz ve bütün birimlerimizle, başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere tüm şehitlerimizin hatırasına hatimler ve dualar tertip etmeye gayret edelim. Ayrıca binalarımızı şanlı ve şerefli bayraklarımızla donatalım. Çeşitli mekanlarda ve platformlarda bu meselenin ehemmiyetini ve kıymetini gündemde tutmaya gayret gösterelim.    

Zira bu mesele, siyasi bir mesele değildir. Vatanımıza ve milletimize kastetmek isteyenlere; karşı durma, direnme ve topyekün ittifakla “Biz tek yürek, tek yumruk olarak ayaktayız, burdayız ve ülkemize sahibiz.” mesajını verme meselesidir.

Bu vesile ile herkesi; müspet hareket etme kaidesiyle, asayişi bozmadan, kanunlara muhalefet etmeden, Devletimizintalimatları çerçevesinde, emniyet güçlerimiz ile birlikte ordu-millet elele, ülkemize ve demokrasimize, İstiklal ve istikbalimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Unutmayalım ki “Şu istikbal inkilabatı içerisinde en yüksek gür sada İslam’ın sadası olacaktır.” Bunun vesilesi de; inşallah bu milletin ve bu Anadolu insanının sarsılmaz imanı, cehdi ve samimiyeti olacaktır. Temennimiz ve inancımız bu merkezdedir. Zira, bu hususta kâfi miktarda alamet ve işaretler de mevcuttur. Yeter ki biz vazifemizi aksatmadan, itina ile azami derecede yapalım, ilahî vazifeye ve ilcaata karışmayalım.

Selam, dua ve muhabbetlerimizi arz ile Allah’a emanet olunuz.  

                                                                                                          Suffa Vakfı İcra Heyeti                                                                                                                            10.07.2017

Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin E-Mail Yollayın